ALANYA GARAGE HABER Bu doğrultuda salgının seyrinde yaşanan gelişmeler ile Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplanan 21 Haziran 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde ele alınarak; kademeli normalleşme sürecinin üçüncü etabı kapsamında aşağıdaki tedbirlerin 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren hayata geçirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
1. SOKAĞA ÇIKMA ve ŞEHİRLER ARASI SEYAHAT KISITLAMALARI 01.06.2021 tarih ve 8878 sayılı genelgemizde belirtilen esaslar çerçevesinde halihazırda uygulanmakta olan sokağa çıkma kısıtlamaları (hafta içi ve hafta sonu dahil) 1 Temmuz 2021 Perşembe günü saat 05.00’e kadar sürdürülecektir.
1 Temmuz 2021 Perşembe günü saat 05.00’ten itibaren ise hafta içi hafta sonu ayrımı olmaksızın sokağa çıkma ile buna bağlı olarak uygulanan şehirler arası seyahat kısıtlamaları sona erecek ve belirtilen tarihten itibaren sokağa çıkma ve şehirler arası seyahat kısıtlaması uygulanmayacaktır.
2. İŞ YERLERİNİN FAALİYETLERİ
Tüm iş kolları ve faaliyet alanlarında, salgınla mücadelenin temel prensipleri olan temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanı sıra Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde kendi iş kolu/faaliyet alanı için belirlenmiş tüm tedbir ve esaslara uyulması kaydıyla;
2.1- Halihazırda faaliyetlerine ara verilmiş durumda olan tüm iş yerleri, 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren tekrar faaliyet gösterebileceklerdir.
2.2- Sektörün talebi doğrultusunda faaliyetlerine ara verilen sinema salonları, 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren faaliyet göstereceklerdir.
2.3- Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirtilen masa ve/veya sandalyeler arasındaki mesafe kurallarına uyulmak kaydıyla, 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren yeme-içme yerlerinin açık veya kapalı alanlarında aynı masada aynı anda bulunabilecek kişi sayısına dair kısıtlamalar uygulanmayacaktır.
2.4- Kahvehane, kıraathane gibi kağıt, taş vb. oyunların oynandığı iş yerlerinde söz konusu oyunların oynanmasına/oynatılmasına dair mevcut kısıtlamalar 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren sona erdirilecek ve oyun oynanmasına/oynatılmasına müsaade edilecektir.
2.5- Sokağa çıkma kısıtlamalarının sona ereceği 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren tüm iş yerleri; ruhsatlarındaki faaliyet konusuna göre ilgili idare tarafından belirlenmiş olan açılış-kapanış saatleri çerçevesinde faaliyet gösterebilecektir.
2.6- Halihazırda konaklama tesislerinde saat 22.00’de, diğer yerlerde ise saat 21.00’de sona eren müzik yayınları (canlı icra edilenler de dahil), bu konuda yeni bir karar alınıncaya kadar 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren saat 24.00’e kadar yapılabilecektir.
2.7- Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirlenen kural ve esaslara uymak kaydıyla park, bahçe, kamp alanı, piknik/mesire alanı gibi yerlere dair ilgili genelgelerimizle getirilen ilave kısıtlamalar 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren kaldırılacaktır.
2.8- Salgının yayılımı açısından çok ciddi risk oluşturması nedeniyle faaliyet konusu nargile salonu/kafesi olan iş yerlerinin faaliyetlerine yeni bir karar alınıncaya kadar ara verilmeye devam edilecek ve konaklama tesisleri de dahil olmak üzere hiçbir iş yerinde nargile servisi yapılmayacaktır.
3. TOPLANTI/ETKİNLİKLİKLER İLE NİKAHLAR/DÜĞÜNLER Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde her bir etkinlik/faaliyet ile ilgili olarak belirlenmiş kural ve esaslar ile temizlik, maske ve mesafe kurallarına uyulmak kaydıyla;
3.1- STK’lar, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kooperatif ve birliklerin genel kurul dahil geniş katılımlı tüm etkinlikleri ile her türlü toplantı, gösteri veya yürüyüşleri için halen geçerli olan kişi başına asgari açık alanlarda 4 m², kapalı alanlarda 6 m² yer ayrılarak yapılmasına dair uygulama aynı şekilde sürdürülecektir.
3.2- Nikah ve Düğün merasimlerinde;
– Yiyecek/içecek ikramı yapılabilecektir.
– Canlı müzik icrası da dahil olmak üzere müzik yayını saat 24.00’e kadar yapılabilecektir.
– Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde yer alan “düğün sırasında sosyal mesafenin korunamayacağı oyun, dans, halay ya da gösteri yapılmamalıdır” hükmü doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca bu konuda yeni bir tavsiye kararı alınıncaya kadar düğün ve nikahlarda ancak fiziki mesafe kuralına aykırılık teşkil etmeyecek şekildeki oyun, dans, halay ya da gösteriler yapılabilecektir.
– Nikah/düğün merasimlerinde (kapalı yerler için halen uygulanmakta olan kişi başına asgari 6 m² yer bulunması şartı dışında) katılımcı sınırlamasına gidilmeyecektir.
– Köy düğünlerine 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren izin verilecek olup, belirtilen tarihten itibaren sokak düğünlerine (il, ilçe ve beldelerde) izin verilip verilmeyeceği İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurullarında kararlaştırılacaktır.
– Sünnet, nişan ve kına gibi etkinliklere ise daha önceden duyurulduğu üzere 1 Temmuz 2021 tarihinden sonra izin verilecektir.
3.3- Konser, festival, gençlik kampı gibi etkinliklere kişi başına asgari açık alanlarda 4 m², kapalı alanlarda 6 m² yer bırakılmak ve Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirtilen kural ve esaslar ile temizlik, maske ve mesafe prensiplerine uyulmak kaydıyla izin verilecektir.
4. TOPLU ULAŞIM TEDBİRLERİ Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde toplu taşıma ile ilgili olarak belirlenmiş kural ve esaslar ile temizlik, maske ve mesafe kurallarına uyulmak kaydıyla;
4.1- 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren şehir içi ve/veya şehirler arası tüm toplu taşıma araçlarındaki yolcu/koltuk kapasite sınırlandırmalarına son verilecektir.
4.2- 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler/çocuklarımızın şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanmalarına dair kısıtlamalar 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren kaldırılacaktır.
5. KONAKLAMA TESİSLERİNE DAİR TEDBİRLER 5.1- Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde getirilen tüm kural ve esaslar ile temizlik, maske ve mesafe kurallarına uyulmak kaydıyla; konaklama tesislerine yönelik ilgili genelgelerimizle getirilen kısıtlama ve tedbirlerin uygulanmasına son verilecektir.
5.2- Konaklama tesislerinin açık veya kapalı alanlarında düzenlenecek olan eğlence ve etkinliklerde, fiziki mesafe kuralının yanı sıra faaliyet konusuna göre Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde yer alan diğer usul ve esaslara uyulması sağlanacaktır.
5.3- İşletmecileri tarafından konaklama tesisleri içerisindeki alanlarda (restoran, kulüp vb.) yoğunlaşmanın önüne geçilebilmesi ve fiziki mesafe kurallarının uygulanabilmesi için her türlü tedbir alınacaktır.
6. KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA MESAİ 6.1- Temel usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde belirlenecek şekilde; kamu kurum ve kuruluşlarında halihazırda uygulanmakta olan 10.00 – 16.00 mesai uygulaması sona erdirilerek 1 Temmuz 2021 Perşembe gününden itibaren normal mesai düzenine geri dönülecektir. Kamu kurum ve kuruluşları için günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süresi bölgelerin ve hizmetin özelliklerine göre valilerce tespit edilecektir.
7. SINIR KAPILARINDA UYGULANACAK TEDBİRLER 7.1- Ülkemize girişte sınır kapılarında uygulanacak tedbirlere ilişkin 31.05.2021 tarih ve 8832 sayılı genelgemizle getirilen düzenlemelerde aşağıdaki değişiklikler hayata geçirilecektir;
– Bangladeş, Brezilya, Güney Afrika, Hindistan, Nepal ve Sri Lanka’dan ülkemize gelen kişiler ile son 14 günde bu ülkelerde bulunduğu anlaşılan kişilere yönelik zorunlu karantina uygulamasına son verilecek ve bu kapsamdaki kişilerin ülkemize girişten azami 72 saat önce yapılmış negatif sonuçlu PCR test raporu ibrazı yeterli görülecektir.
– Afganistan ve Pakistan’dan ülkemize gelen kişiler ile son 14 günde bu ülkelerde bulunduğu anlaşılan kişilere yönelik zorunlu karantina uygulamasının süresi 10 güne düşürülecek ve karantinanın 7’nci gününde uygulanan PCR testinin negatif çıkması halinde zorunlu karantina uygulaması sonlandırılacaktır. PCR testinin pozitif çıkması halinde ise Sağlık Bakanlığı COVİD-19 rehberi doğrultusunda hareket edilecektir.
– Bu şekilde ülkemize gelen ve zorunlu karantinaya tabi olan kişiler Valiliklerce belirlenen yurtlarda karantinaya alınabileceği gibi karantina oteli olarak hizmet veren konaklama tesislerinde de karantinaya tabi tutulabilecektir. Karantina otelleri, konaklama ücretleri, bu kişilerin sınır kapılarından transferleri vb. hususlara ilişkin usul ve esaslar Valiliklerce belirlenecek ve ilan edilecektir.
7.2- Sınır kapılarımızdan girişte azami 72 saat önce yapılmış negatif sonuçlu PCR test raporu ibraz edemeyen vatandaşlarımıza sınır kapılarında PCR veya hızlı antijen testi uyguladıktan sonra ikametlerine gitmelerine izin verilecek ve test sonucu pozitif çıkanların ikametlerinde izolasyona alınmaları sağlanacaktır.
8. GENEL ESASLAR 8.1- Valilik ve Kaymakamlıklarca, Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde her bir iş kolu/faaliyet alanına ilişkin ayrı ayrı belirlenmiş olan tedbir, usul ve esasların ilgili iş yeri yetkilileri ve çalışanlarına hatırlatılmasına dair bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık verilecektir.
8.2- Gerek Bakanlığımızın ilgili Genelgeleri gerekse Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirlenen tedbir, usul ve esaslar çerçevesinde, önümüzdeki dönemde Vali ve Kaymakamlarımızın koordinesinde kolluk kuvvetlerinin azami düzeyde kapasite ile katılım gösterdiği (diğer kurum ve kuruluşların personeli/görevlileri ile takviye edilmiş şekilde) yoğunlaştırılmış denetimler gerçekleştirilecektir.
8.3- Yürütülecek her türlü denetim faaliyetinde iş yeri sahipleri/çalışanları ile vatandaşlarımızı kurallara uymaya/sorumlu davranmaya nezaketle davet eden rehberlik edici bir yaklaşım sergilenecek olup, kurallara aykırılıklarda ısrar, tekerrür, kuralların esaslı ihlali gibi suistimal edici tutum ve davranışlarla karşılaşılması halinde ise gerekli idari/adli işlem tesisinden imtina edilmeyecektir.
Yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27’nci ve 72’nci maddeleri uyarınca İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararlarının ivedilikle alınması, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve mağduriyete neden olunmaması hususunda;
Türkiye’nin iki haftalık kademeli normalleşme sürecinde sona gelindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısının ardından alınan yeni kararları açıkladı. Buna göre; Haziran ayı boyunca sokağa çıkma sınırlamaları hafta içi ve cumartesi günü akşam 22.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında uygulanmaya devam edecek. Restoran, kafe, spor salonları vb. 07.00-21.00 saatleri arasında açık, Üniversiteler 13 Eylül’de açılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi.
Kademeli normalleşmede ikinci aşama Kademeli normalleşmede ikinci aşama yarından itibaren başlıyor.
Sokağa çıkma sınırlamaları hafta içi ve cumartesi günü akşam 22.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında uygulanmaya devam edecektir. Bu sınırlama hafta sonu cumartesi 22.00 ile pazartesi sabahı 05.00 arasında, yani pazar gününün tamamını da kapsayacak şekilde uygulanacaktır. Temmuz ayında bu kısıtlama süreleri ve günleri, vaka ve vefat sayılarındaki değişime, aşılamada kat edilen mesafeye göre yeniden belirlenecektir.
Restoran ve kafeler Yeme-içme yerleri 07.00-21.00 saatleri arasında belirlenen kurallara göre masaya servis yapabilecek, saat 24.00’e kadar paket servisini sürdürebilecek.
Kahvehane, kafe, çay bahçesi, halı saha, spor salonu, lunapark gibi işletmeler kurallar çerçevesinde pazar günü hariç 07.00-21.00 arasında yarından itibaren çalışabilecek.
Bu mekanlarda sokağa çıkma kısıtlaması olan pazar günü ise sadece paket servis hizmeti verilmeye devam edilecektir. Üniversiteler 13 Eylül’de açılıyor.
Üniversiteler ne zaman açılacak? Bu mekanlarda sokağa çıkma kısıtlaması olan pazar günü ise sadece paket servis hizmeti verilmeye devam edilecektir. Üniversitelerin 2021-2022 eğitim öğretim yılı akademik takvimi 13 Eylül itibarıyla başlayacaktır. Kamu kurumlarındaki esnek mesai uygulaması yeni bir düzenlemeye kadar devam edecektir.
Düğün ve nikahlar Spor kulüpleri genel kurullarını haziranın ilk gününden itibaren, diğer kuruluşlar da ikinci yarısından itibaren gerçekleştirebileceklerdir. Açık ve kapalı alanlardaki nikahlar ve nikah şeklindeki düğün törenleri, belirlenen şartlara uygun şekilde 1 Haziran’dan itibaren başlayabilecek
Ayrıca ;
Tam gün sokağa çıkma kısıtlamasının uygulanacağı pazar günleri bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılar 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek.
Sinema salonları %50 kapasite kuralına uyarak faaliyetlerine kaldığı yerden devam edebilecek.
Kapalı yüzme havuzları, hamamlar, saunalar ve masaj salonları, nargile kafeler ile gazino, taverna, birahane gibi işyerleri yeni karar alınana kadar kapalı kalmaya devam edecek.
İki doz aşı olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlar ile 18 yaş altındakiler için ayrıca sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayacak.
Tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan Pazar günü; alkol, elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, hırdavat vb. ürünlerin satışına izin verilmeyecek.
Yeme-içme yerlerinde, masalar arasında her yönden 2 metre, yan yana sandalyeler arasında 60 santimetre mesafe bırakılacak.
Kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi, çay ocağı gibi yerlerde oyun oynanamayacak, aynı masada açık alanlarda 3, kapalı alanlarda 2’den fazla müşteri olamayacak.
15 Haziran 2021 Salı gününden sonraki nikah törenleri ve düğünlerde yiyecek-içecek ikramı yapılabilecek.
Nişan ve kına gibi etkinliklere 01 Temmuz 2021 tarihinden sonra izin verilecek.
Kısaca özetlemek gerekirse
1 Haziran’dan itibaren;
– Hafta içi kısıtlama saati 22’ye çekildi. – Hafta sonu yasağı sadece Pazar. – Restoran ve kafeler açılıyor. – Düğün-nikahlar artık serbest. – Üniversiteler 13 Eylül’de açılıyor. – Kahvehane, halı saha ve spor salonları Pazar hariç açık.
ALANYA GARAGE CAR BLOG ALANYA GARAGE CAR BLOG ALANYA GARAGE CAR BLOG ALANYA GARAGE CAR BLOG ALANYA GARAGE CAR BLOG ALANYA GARAGE CAR BLOG
İşte merak edilen bütün detaylaryazımızda
Bu kapsamda salgının seyrinde yaşanan artışa bağlı olarak 14 Nisan 2021 tarihinden itibaren kısmi kapanma, 29 Nisan 2021 tarihinden itibaren tam kapanma tedbirleri hayata geçirilmiştir.
Gerek kısmı kapanma ve tam kapanma döneminde alınan tedbirlerle sosyal izolasyonun artırılması gerekse aziz milletimizin tedbirlere uyum noktasındaki sağduyulu ve fedakarca yaklaşımı sonucunda günlük vaka, hasta ve ağır hasta sayılarında ciddi bir düşüş yaşandığı kamuoyunun malumudur. Öte yandan hep birlikte elde edilen bu başarının sürdürülmesi, salgının yayılımının kontrol altında tutulması ve yeniden ivmelenen aşılama faaliyetleri ile birlikte kalıcı normalleşmenin sağlanması için salgınla mücadele tedbirlerine riayet etmek önümüzdeki kademeli normalleşme sürecinde de son derece önem taşımaktadır.
Bu doğrultuda Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri ve salgının seyrinde yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’ten 1 Haziran 2021 Salı günü saat 05.00’e kadar uygulanacak olan kademeli normalleşme döneminde aşağıdaki tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
1. Sokağa Çıkma Kısıtlaması
Kademeli normalleşme döneminde; hafta içerisinde yer alan günlerde (Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma) 21.00-5.00 saatleri arasında, hafta sonları ise Cuma günleri saat 21.00’den başlayıp, Cumartesi ve Pazar günlerinin tamamını kapsayacak ve Pazartesi günleri saat 05.00’de tamamlanacak şekilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacaktır.
1.1- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak süre ve günlerde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla Ek’te belirtilen yerler ve kişiler kısıtlamadan muaf tutulacaktır. Sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik tanınan muafiyetler, 14.12.2020 tarih ve 20799 sayılı Genelgemizde açıkça belirtildiği şekilde muafiyet nedeni ve buna bağlı olarak zaman ve güzergâh ile sınırlı olup, aksi durumlar muafiyetlerin kötüye kullanımı olarak görülerek idari/adli yaptırımlara konu edilecektir.
Sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan işyeri/fabrika/imalathane gibi yerlerde çalışan kişiler yapılan denetimlerde 29.04.2021 tarih ve 7705 sayılı yazımız çerçevesinde e-devlet platformunda yer alan İçişleri Bakanlığı e-başvuru sistemi üzerinden alınan çalışma izni görev belgesini ibraz etmek zorundadırlar. Ancak Nace kodu eşleşme hatası, muafiyet kapsamındaki bir işyerinde görev yapmasına rağmen alt işverenin muafiyet kapsamında olmaması nedeniyle görev belgesi alınamaması veya erişim hatası gibi durumlarda örneği bahse konu yazı ekinde yer alan ve işveren ile çalışanın beyanı/taahhüdüyle manuel doldurularak imza altına alınan çalışma izni görev belgesi formu da denetimlerde ibraz edilebilecektir.
1.2- Tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak Cumartesi-Pazar günlerinde bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılar 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek, vatandaşlarımız zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılara gidip gelebilecektir.
1.3- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri (sadece ekmek ve unlu mamul satışı için) açık olacaktır. Vatandaşlarımız ekmek ve unlu mamul ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine yürüme mesafesinde olan fırına gidip gelebileceklerdir.
Fırın ve unlu mamul ruhsatlı işyerlerine ait ekmek dağıtım araçlarıyla sadece market ve bakkallara ekmek servisi yapılabilecek, sokak aralarında kesinlikle satış yapılmayacaktır.
1.4- Yabancılara yönelik sokağa çıkma kısıtlamasına dair muafiyet sadece turistik faaliyetler kapsamında geçici/kısa bir süre için ülkemizde bulunan yabancıları kapsamakta olup; ikamet izinliler, geçici koruma statüsündekiler veya uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri dahil olmak üzere turistik faaliyetler kapsamı dışında ülkemizde bulunan yabancılar sokağa çıkma kısıtlamalarına tabidirler.
1.5- Tam kapanma sürecinde kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdaki ileri yaş gruplarındaki veya ağır hastalığı olan vatandaşlarımızın 112, 155 ve 156 numaraları üzerinden bildirdikleri temel ihtiyaçları VEFA Sosyal Destek Gruplarınca karşılanacak olup, bu konuda gerek personel görevlendirilmesi gerekse ihtiyaçların bir an evvel giderilmesi bakımından gerekli tedbirler Valiler ve Kaymakamlar tarafından alınacaktır.
1.6- Aşı hakkını kullanarak iki doz aşı olmuş olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımız için herkes için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının dışında ayrıca bir sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayacaktır.
Aşı hakkı bulunmasına rağmen aşı olmayan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ise hafta içi günlerde sadece 10.00-14.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecekler olup, hafta sonları tam gün sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaklardır.
Sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olup olmadığına bakılmaksızın 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımız kademeli normalleşme döneminde şehir içi toplu ulaşım araçlarını (metro, metrobüs, otobüs, minibüs, dolmuş vb.) kullanamayacaklardır.
2. Şehirler Arası Seyehat Kısıtlaması
Kademeli normalleşme döneminde; sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde (hafta içi ve hafta sonunda) şehirlerarası seyahat kısıtlaması uygulanacaktır.
– Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde vatandaşlarımızın uçak, tren, otobüs gibi toplu taşıma vasıtalarıyla yapacakları şehirlerarası seyahatler için ayrıca seyahat izni alması istenmeyecek, şehirlerarası seyahat edeceğini bilet, rezervasyon kodu vb. ile ibraz etmesi yeterli olacaktır. Bu durumdaki kişilerin şehirlerarası toplu taşıma vasıtaları ile ikametleri arasındaki hareketlilikleri, kalkış-varış saatleriyle uyumlu olmak kalmak kaydıyla sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacaktır.
– Zorunlu bir kamusal görevin ifası kapsamında ilgili Bakanlık ya da kamu kurum veya kuruluşu tarafından görevlendirilmiş olan kamu görevlilerinin (müfettiş, denetmen vb.) özel veya resmi araçlarla yapacakları şehirlerarası seyahatlerine, kurum kimlik kartı ve görevlendirme belgesini ibraz etmek kaydıyla izin verilecektir.
– Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak için veya cenaze nakil işlemine refakat etmek amacıyla herhangi bir cenaze yakınının e-devlet kapısındaki İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU veya ALO 199 sistemleri üzerinden yapacakları başvurular (yanında akraba konumundaki 9 kişiye kadar bildirimde bulunabilecektir) sistem tarafından vakit kaybetmeksizin otomatik olarak onaylanarak cenaze yakınlarına özel araçlarıyla seyahat edebilmeleri için gerekli seyahat izin belgesi oluşturulacaktır.
Cenaze nakil ve defin işlemleri kapsamında başvuru yapacak vatandaşlarımızdan herhangi bir belge ibrazı istenilmeyecek olup Sağlık Bakanlığı ile sağlanan entegrasyon üzerinden gerekli sorgulama seyahat izin belgesi düzenlenmeden önce otomatik olarak yapılacaktır.
2.2- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde vatandaşlarımızın özel araçlarıyla şehirlerarası seyahate çıkmamaları esastır. Ancak aşağıda belirtilen zorunlu hallerin varlığı durumunda vatandaşlarımız, bu durumu belgelendirmek kaydıyla; e-devlet üzerinden İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU ve ALO 199 sistemleri üzerinden Valilik/Kaymakamlık bünyesinde oluşturulan Seyahat İzin Kurullarından izin almak kaydıyla özel araçlarıyla da seyahat edebileceklerdir. Seyahat İzin Belgesi verilen kişiler, seyahat süreleri boyunca sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacaktır.
Zorunlu Hal Sayılacak Durumlar;
▪ Tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan,
▪ Kendisi veya eşinin, hastanede tedavi gören birinci derece yakınına ya da kardeşine refakat edecek olan (en fazla 2 kişi),
▪ Bulunduğu şehre son 5 gün içerisinde gelmiş olmakla beraber kalacak yeri olmayıp ikamet ettikleri yerleşim yerlerine dönmek isteyen (5 gün içinde geldiğini yolculuk bileti, geldiği araç plakası, seyahatini gösteren başkaca belge, bilgi ile ibraz edenler),
▪ ÖSYM tarafından ilan edilmiş merkezi sınavlara katılacak olan,
▪ Askerlik hizmetini tamamlayarak yerleşim yerlerine dönmek isteyen,
▪ Özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan,
▪ Ceza infaz kurumlarından salıverilen,
Kişilerin zorunlu hali bulunduğu kabul edilecektir.
3. İş Yerlerinin Faaliyetleri
3.1- Yeme-içme yerleri (restoran, lokanta, kafeterya, pastane gibi);
– Hafta içi günlerde 07.00-20.00 saatleri arasında gel-al ve paket servis, 20.00-24.00 saatleri arasında ise sadece paket servis,
– Hafta sonlarında ise 07.00-24.00 saatleri arasında sadece paket servis, şeklinde faaliyet gösterebileceklerdir.
3.2-.17 Mayıs-1 Haziran arası uygulanacak olan kademeli normalleşme döneminde aşağıda sayılan işyerlerinin faaliyetlerine geçici olarak ara verilmesine devam edilecektir.
– Kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi gibi yerler,
– İnternet kafe/salonu, elektronik oyun yerleri, bilardo salonları,
– Halı saha, yüzme havuzu, spor salonları,
– Hamam, sauna ve masaj salonları,
– Lunaparklar ve tematik parklar.
Çay ocakları ise masa, sandalye/taburelerini kaldırmak ve sadece esnafa servis yapmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebileceklerdir.
3.3- Yukarıda sayılan işyerleri dışında kalan ve tam kapanma döneminde faaliyetlerine ara verilen perakende ve hizmet sektöründeki giyim, tuhafiye, züccaciye, hırdavat gibi dükkanlar ile büro ve ofisler vb. işyerleri;
– Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde içerisinde bulunduğu işkolu için belirlenen tüm salgınla mücadele tedbirlerine riayet etmek kaydıyla hafta içi günlerde 07.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterebileceklerdir.
– Alışveriş merkezlerinin (AVM) ise; hafta içi 10.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek olup, hafta sonları kapalı olacaktır.
3.4- Zincir marketler başta olmak üzere çeşitli işyerleri tarafından açılış veya belirli gün ya da saatlere özgü genel indirim uygulamalarının oluşturduğu yoğunluğun önüne geçilebilmesi için indirim uygulamalarının en az bir hafta sürecek şekilde uzun periyodlarla yapılması gerekmektedir.
3.5- Marketlerde (zincir ve süper marketler dahil) zorunlu temel ihtiyaçlar kapsamındaki ürünler dışında elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, alkol, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, züccaciye vb. ürünlerin satışına tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan hafta sonlarında izin verilmeyecektir.
3.6- Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirlenen kurallara uymak kaydıyla pazaryerleri hafta içi günlerde 07.00-19.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek olup, hafta sonları ise pazaryerlerinin kurulmasına izin verilmeyecektir.
3.7- Online market ve yemek sipariş firmaları, hafta içi ve hafta sonu 07.00-24.00 saatleri arasında evlere/adrese servis şeklinde çalışabileceklerdir.
4. Eğitim-Öğretim Faaliyetleri
Halihazırda faaliyetlerine devam etmekte olan kreşlerle birlikte Milli Eğitim Bakanlığıyla yapılan değerlendirmeler çerçevesinde kademeli normalleşme döneminde anaokulları da faaliyetlerine devam edecek olup diğer tüm okul ve sınıf seviyeleri için Milli Eğitim Bakanlığınca kamuoyuna duyurulduğu şekilde uygulama sürdürülecektir.
5. Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Mesai
Cumhurbaşkanlığının 14.04.2021 tarih ve 2021/8 sayılı Genelgesi ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının 27.04.2021 tarih ve 17665 sayılı yazısı doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanmakta olan 10.00-16.00 saatleri arası mesai sistemi ile uzaktan/dönüşümlü gibi esnek çalışma usulünün uygulanmasına kademeli normalleşme döneminde de devam edilecektir.
6. Ertelenen Faaliyet Etkinlik ve Törenler
6.1- Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler ve kooperatiflerin genel kurul dahil yapacakları geniş katılımlı her türlü etkinlikleri 1 Haziran 2021 tarihine kadar ertelenecektir.
6.2- Evlendirme işlemlerinin gerçekleştirilmesine devam edilmekle birlikte halen uygulanmakta olan nikah ve nikah merasimi şeklindeki düğünler ile nişan ve kına gibi etkinliklerin yapılmaması uygulaması, 1 Haziran 2021 tarihine kadar devam edecektir.
6.3- Huzurevi, yaşlı bakımevi, rehabilitasyon merkezi, çocuk evleri gibi sosyal koruma/bakım merkezlerinde halihazırda uygulanmakta olan ziyaretçi kısıtlaması 1 Haziran 2021 tarihine kadar uzatılacaktır.
7. Toplu Ulaşım Tedbirleri
7.1- Şehirlerarası faaliyet gösteren toplu taşıma araçları (uçak hariç); araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edebilecekler ve araç içindeki yolcuların oturma şekli yolcuların birbirleriyle temasını engelleyecek (1 dolu 1 boş) şekilde olacaktır.
7.2- Şehir içi toplu ulaşım araçları (minibüs, midibüs vb.) ise 14.04.2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgemizle getirilen esaslar çerçevesinde % 50 kapasite sınırlamasına ile ayakta yolcu kabul edilmemesi kuralına tabi olarak faaliyet sunabileceklerdir.
8. Konaklama Tesislerine Dair Tedbirler
8.1- Şehirlerarası karayolları üzerinde bulunan dinlenme tesisleri (yerleşim sahası içerisinde bulunanlar hariç) ile konaklama tesislerinin (otel, motel, apart otel, pansiyon vb.) içerisinde bulunan yeme-içme yerleri (sadece konaklamalı müşterilerle sınırlı olacak şekilde) aynı masada aynı anda en fazla 2 kişiye servis açılması kaydıyla hizmet verebileceklerdir.
8.2- Konaklama tesislerinin kapalı alanlarında bulunan eğlence merkezleri kapalı tutulacak ve bu alanlarda müşteri kabul edilmeyecektir.
8.3- Konaklama tesislerinin açık alanlarında toplu eğlence şeklinde etkinliklere kesinlikle izin verilmeyecek, bu yerlerde yoğunlaşmanın önüne geçilebilmek adına fiziksel mesafe kurallarına azami özen gösterilecektir.
8.4- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan süre ve günlerde konaklama tesislerinde rezervasyonunun bulunması (bedelinin tamamı ödenmiş olmak kaydıyla) vatandaşlarımız açısından sokağa çıkma ve/veya şehirlerarası seyahat kısıtlamasından muafiyet sağlayacak olup bu amaçla seyahat edecek vatandaşlarımızın denetimlerde rezervasyon ve ödeme belgelerini ibraz etmeleri yeterli olacaktır.
8.5- 30.09.2020 tarih ve 16007 sayılı ile 28.11.2020 tarih ve 19986 sayılı Genelgelerimiz doğrultusunda konaklama tesislerinin denetimleri etkin şekilde sürdürülecek, sahte rezervasyon başta olmak üzere her türlü kötüye kullanımın önüne geçilecektir
WhatsApp’ın 2021 itibariyle gündeme getirdiği gizlilik politikası büyük tartışmalara yol açmıştı. Hatta milyonlarca kullanıcı alternatif uygulamaları kullanmaya başladı. WhatsApp ilk olarak Şubat sonu itibariyle bu sözleşmeyi kabul etmeyenlerin uygulamayı kullanamayacağını açıklamıştı. Ancak gelen tepkiler nedeniyle sözleşmenin 15 Mayıs’a kadar kabul edilmesi gerektiği yönünde bir erteleme yapıldı. WhatsApp şimdi de 15 Mayıs sonrasında kabul edenler ve etmeyenleri nelerin beklediğini açıkladı. WhatsApp, web sitesinden yaptığı duyuruda kullanıcıların yeni gizlilik politikasını kabul etmek için son günün 15 Mayıs olduğunu yineledi. Ancak 15 Mayıs’ta anlık bir olay gerçekleşmeyecek ve kullanıcıların hesapları silinmeyecek; bunun yerine bu tarihten sonra hâlâ sözleşmeyi kabul etmeyenlerin WhatsApp’ta yapabilecekleri yavaş yavaş sınırlandırılacak.
Hesaplar hemen silinmeyecek 15 Mayıs’tan sonra hiç kimsenin hesabı silinmeyecek. Ancak kullanıcılar, sürekli olarak sözleşme hatırlatması ile karşı karşıya kalacaklar. Ayrıca belli bir süre sonra sözleşme uyarısı mesajı kalıcı hale gelecek ve sözleşmeyi onaylamayan kullanıcıların hesaplarının işlevselliği azaltılacak.
WhatsApp hesabı kalıcı olarak nasıl silinir? Sözleşmeyi onaylatmak için bezdirme politikası uygulayacak WhatsApp tarafından yapılan açıklamalara göre sözleşmeyi onaylamamanız halinde sohbet listenize erişemeyeceksiniz ancak size yapılan telefon ve video aramalarını yanıtlayabileceksiniz. Ayrıca WhatsApp bildirimleriniz açık olduğu takdirde gelen mesajlara yanıt verebilecek, kaçırdığınız aramalar için geri arama yapabileceksiniz. Birkaç haftalık süre sonunda ise mesaj ve arama alamayacaksınız.
WhatsApp, kullanıcıların hesaplarını ya da verilerini silmeyecek ancak uygulamanın kritik işlevlerini sınırlandırarak kullanıcıları yeni gizlilik sözleşmesini onaylamaya ya da alternatif mesajlaşma uygulamaları aramaya mecbur bırakacak.
7 adımda WhatsApp sohbet geçmişi Telegram’a nasıl aktarılır? “Bilgi kullanımını resmiyete dökmek istiyorlar” Düzenlemeyle para kazanmanın hedeflendiğine dikkat çeken Yazılım Mühendisi Prof. Dr. Ali Okatan, 15 Mayıs’tan sonra WhatsApp üzerinden kesinlikle IBAN gibi banka bilgilerinin paylaşılmaması konusunda vatandaşları uyardı.
Kişisel verilerin zaten kullanıldığını yeni politikayla resmiyete dökmeyi hedeflediklerini söyleyen İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Okatan, “WhatsApp, uçtan uca şifreleme yöntemiyle kişisel bilgilerin kullanılmadığını, yazışmaların güvende olduğunu söylüyor ama bu doğru değil. Facebook ve buna bağlı birçok şirket insanların kişisel bilgilerini kullanmak istiyor. Zaten kişisel bilgiler kullanılıyordu şimdi güncellenen gizlilik politikasıyla bunu resmileştirmek istiyorlar. İleride hukuki açıdan birçok sorunla karşılaşabilirler, önlem alıyorlar. Kişisel verilerin korunması yasası son derece katıdır. Yasanın sonuçlarından korunmak için de kişilerin onayını istiyorlar. Eğer gizlilik politikasını onaylarsanız, isminiz, adresiniz, mesajları almadıklarını söylüyorlar ama aldıklarını düşünüyorum, diğer bütün bilgiler şirketin eline geçecek. Facebook’a reklam veren firmalara bu bilgiler satılıyor ve böyle para kazanıyorlar” dedi.
“Kimseye IBAN atmayın” Kişilerin IBAN numarasının birçok bilgiyi barındırdığını ifade eden Prof. Dr. Okatan, “15 Mayıs’tan sonra WhatsApp üzerinden herhangi birine IBAN atmayın. Para transferleriyle ilgili bilgi paylaşmayın. Bankanın isminden tutun, ülkeye, kişilerin hesap bilgilerine kadar IBAN numarası içerisinde birçok bilgiyi barındırıyor. Ayrıca çocuklarınızın fotoğraflarını kimseye göndermeyin. Bu fotoğraflar bir şekilde başkalarının eline geçtiğinde kötü niyetli kullanılabilir” uyarısında bulundu.
Pembe WhatsApp’a dikkat: Kullanıcıların bilgileri tehlikede “ABD’de dava açılabilir” WhatsApp’ı kullanırken hiç para ödenmediğini söyleyen İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, bilişim hukuku uzmanı Doç. Dr. Murat Volkan Dülger ise “Şirket, giderlerini karşılamak için burayı ticari bir mecraya dönüştürüyor. Bunun için de insanların kişisel verilerini istiyor. Kişisel bilgilerini kullanmasına izin vermeyenler için yaptırıma gitmeye hazırlanıyor. Uygulamayı kullanmanızı yavaş yavaş kısıtlayarak o izni vermeniz için sizi zorluyor. Şirketin merkezi Türkiye’de değil, o nedenle ABD’ye giderek tüketici hakkı ihlalinden dava açabilirsiniz. O zaman hukuka ayrılık Amerika’da değil Türkiye’de olduğu için hangi ülkenin kanunlarının uygulanacağı karmaşası oluşacak. Epey uzun bir işleyişi var. Amerika’daki avukatlık ücretleri de ülkemizdekinden çok daha fazla. Türkiye’de bulunan bir sivil girişim ABD’de dava açma sürecini başlatmadıktan sonra hukuki açıdan hak aramak zor gibi duruyor” ifadelerini kullandı
81 İl Valiliğine Tam Kapanma Tedbirleri Genelgesi Gönderildi
Covid-19 virüsünün mutasyona uğrayan yeni varyantları sonrasında artan bulaşıcılığıyla birlikte Koronavirüs (Covid-19) salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla yeni tedbirlerin alınması gerekmiş ve 13 Nisan 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısında alınan kararlar doğrultusunda 14 Nisan 2021 Çarşamba gününden itibaren iki haftalık kısmi kapanma sürecine girilmiştir.
Gelinen aşamada temel usul ve esasları 14.04.2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgemizle belirlenen kısmi kapanma tedbirleri sonrasında salgının artış hızının önce yavaşladığı, akabinde durduğu, son günlerde ise bir düşüş eğilimine girdiği görülmektedir.
Bu çerçevede 26.04.2021 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde alınan kararlar doğrultusunda; halihazırda uygulanmakta olan kısmi kapanma tedbirlerine yeni önlemler eklenerek tam kapanma dönemine geçilecektir. 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’dan itibaren 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’e kadar sürecek olan tam kapanma döneminde ülke genelini kapsayacak şekilde aşağıdaki tedbirlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
Tam kapanma döneminde 14.04.2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgemizde belirtilen tedbirlere ilave olarak;
1. Sokağa Çıkma Kısıtlaması
Hafta içi hafta sonu ayrımı olmaksızın 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’da başlayıp 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’te bitecek şekilde tam zamanlı sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacaktır.
1.1- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak günlerde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla Ek’te belirtilen yerler ve kişiler kısıtlamadan muaf tutulacaktır.
Sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik tanınan muafiyetler, 14.12.2020 tarih ve 20799 sayılı genelgemizde açıkça belirtildiği şekilde muafiyet nedeni ve buna bağlı olarak zaman ve güzergâh ile sınırlı olup, aksi durumlar muafiyetlerin kötüye kullanımı olarak görülerek idari/adli yaptırımlara konu edilecektir.
1.2- Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılar 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek, vatandaşlarımız zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılara gidip gelebilecektir.
Aynı saatler arasında bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi, tatlıcılar ve online sipariş firmaları evlere/adrese servis şeklinde de satış yapabileceklerdir.
Yukarıda belirtilen uygulama zincir ve süper marketler için haftanın altı günü geçerli olacak, zincir marketler pazar günleri kapalı kalacaktır.
1.3- Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde yeme-içme yerleri (restoran, lokanta, kafeterya, pastane gibi yerler) sadece paket servis şeklinde faaliyet gösterebileceklerdir.
Yeme-içme yerleri ile online yemek sipariş firmaları Ramazan ayı sonuna denk gelen 13 Mayıs 2021 Perşembe gününe kadar 24 saat esasına göre paket servis yapabilecektir. Yeme-içme yerleri ile online yemek sipariş firmaları Ramazan ayının sona ermesiyle birlikte saat 01.00’e kadar paket servis yapabilecektir.
1.4- Tam kapanma döneminde ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri açık olacaktır (Bu iş yerlerinde sadece ekmek ve unlu mamul satışı yapılabilir.). Vatandaşlarımız ekmek ve unlu mamul ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine yürüme mesafesinde olan fırına gidip gelebileceklerdir.
Fırın ve unlu mamul ruhsatlı iş yerlerine ait ekmek dağıtım araçlarıyla sadece market ve bakkallara ekmek servisi yapılabilecek, sokak aralarında kesinlikle satış yapılmayacaktır.
1.5- Sokağa çıkma kısıtlaması sırasında yukarıda belirtilen temel gıda, ilaç ve temizlik ürünlerinin satıldığı yerler ile üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması amacıyla muafiyet kapsamında bulunan iş yerleri dışında tüm ticari işletme, iş yeri ve/veya ofisler kapalı olacak olup uzaktan çalışma haricinde yüz yüze hizmet verilmeyecektir.
1.6- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan dönemde konaklama tesislerinde rezervasyonunun bulunması vatandaşlarımız açısından sokağa çıkma ve/veya şehirler arası seyahat kısıtlamasından muafiyet sağlamayacak olup bu dönemde konaklama tesisleri sadece zorunlu durumlara bağlı olarak seyahat izin belgesi alan kişilere hizmet verebileceklerdir.
1.7- Yabancılara yönelik sokağa çıkma kısıtlamasına dair muafiyet sadece turistik faaliyetler kapsamında geçici/kısa bir süre için ülkemizde bulunan yabancıları kapsamakta olup; ikamet izinliler, geçici koruma statüsündekiler veya uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri dahil olmak üzere turistik faaliyetler kapsamı dışında ülkemizde bulunan yabancılar sokağa çıkma kısıtlamalarına tabidirler.
1.8- Tam kapanma sürecinde kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdaki ileri yaş gruplarındaki veya ağır hastalığı olan vatandaşlarımızın 112, 155 ve 156 numaraları üzerinden bildirdikleri temel ihtiyaçları VEFA Sosyal Destek Gruplarınca karşılanacak olup, bu konuda gerek personel görevlendirilmesi gerekse ihtiyaçların bir an evvel giderilmesi bakımından gerekli tedbirler Valiler ve Kaymakamlar tarafından alınacaktır.
2. Şehirler Arası Seyahat Kısıtlaması
Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’dan 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’e kadar vatandaşlarımızın şehirler arası seyahatlerine zorunlu haller dışında izin verilmeyecektir.
2.1- Şehirler arası seyahat kısıtlamasının istisnaları;
Zorunlu bir kamusal görevin ifası kapsamında ilgili Bakanlık ya da kamu kurum veya kuruluşu tarafından görevlendirilmiş olan kamu görevlileri (müfettiş, denetmen vb.) kurum kimlik kartı ile birlikte görev belgesini ibraz etmek kaydıyla bu hükümden muaf tutulacaktır.
Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak için veya cenaze nakil işlemine refakat etmek amacıyla herhangi bir cenaze yakınının e-Devlet kapısındaki İçişleri Bakanlığına ait e-BAŞVURU veya ALO 199 sistemleri üzerinden yapacakları başvurular (yanında akraba konumundaki 9 kişiye kadar bildirimde bulunabilecektir) sistem tarafından vakit kaybetmeksizin otomatik olarak onaylanarak cenaze yakınlarına gerekli seyahat izin belgesi oluşturulacaktır.
Cenaze nakil ve defin işlemleri kapsamında başvuru yapacak vatandaşlarımızdan herhangi bir belge ibrazı istenilmeyecek olup Sağlık Bakanlığı ile sağlanan entegrasyon üzerinden gerekli sorgulama seyahat izin belgesi düzenlenmeden önce otomatik olarak yapılacaktır.
2.2- Zorunlu Hal Sayılacak Durumlar;
Tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan, Kendisi veya eşinin, hastanede tedavi gören birinci derece yakınına ya da kardeşine refakat edecek olan (en fazla 2 kişi), Bulunduğu şehre son 5 gün içerisinde gelmiş olmakla beraber kalacak yeri olmayıp ikamet ettikleri yerleşim yerlerine dönmek isteyen (5 gün içinde geldiğini yolculuk bileti, geldiği araç plakası, seyahatini gösteren başkaca belge, bilgi ile ibraz edenler), ÖSYM tarafından ilan edilmiş merkezi sınavlara katılacak olan, Askerlik hizmetini tamamlayarak yerleşim yerlerine dönmek isteyen, Özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan, Ceza infaz kurumlarından salıverilen, Kişilerin zorunlu hali bulunduğu kabul edilecektir.
2.3- Vatandaşlarımız, yukarıda belirtilen zorunlu hallerin varlığı halinde bu durumu belgelendirmek kaydıyla; e-devlet üzerinden İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU ve ALO 199 sistemleri üzerinden Valilik/Kaymakamlık bünyesinde oluşturulan Seyahat İzin Kurullarından izin almak kaydıyla seyahat edebileceklerdir. Seyahat İzin Belgesi verilen kişiler seyahat süreleri boyunca sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacaktır.
2.4- Tam kapanma sürecinde seyahat izin taleplerinde yaşanabilecek artış göz önünde bulundurularak Vali ve Kaymakamlarımızca yeterli sayıda personel görevlendirilmesi başta olmak üzere seyahat izin taleplerinin hızlı bir şekilde değerlendirilerek karara bağlanabilmesi için her türlü tedbir alınacaktır.
2.5- Belirtilen dönem içerisinde uçak, tren, gemi veya otobüs gibi toplu ulaşım aracıyla seyahat edecek kişilere biletleme işlemi yapılmadan önce mutlaka seyahat izin belgesinin olup olmadığı kontrol edilecek, geçerli bir seyahat izninin bulunması halinde biletleme işlemi gerçekleştirilecektir.
Uçak, tren, gemi veya otobüs gibi toplu taşıma araçlarıyla yapılacak seferlerde yolcuların araçlara kabulü öncesinde HES kodu sorgulaması muhakkak yapılacak ve tanılı/temaslı gibi sakıncalı bir durumun olmaması halinde araca alınacaktır.
2.6- Şehirler arası faaliyet gösteren toplu taşıma araçları (uçak hariç); araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edebilecekler ve araç içindeki yolcuların oturma şekli yolcuların birbirleriyle temasını engelleyecek (1 dolu 1 boş) şekilde olacaktır.
3. Tam kapanma sürecinde sağlık, güvenlik, acil çağrı gibi kritik görev alanları hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında hizmetlerin sürdürülebilmesi için gerekli olan asgari personel seviyesine düşülecek (asgari personel seviyesi toplam personel sayısının % 50’sini aşmayacak ölçüde) şekilde uzaktan veya dönüşümlü çalışmaya geçilecektir.
Bu dönemde;
Uzaktan ve dönüşümlü çalışmaya tabi kamu personeli, herhangi bir özel muafiyete sahip olmamaları nedeniyle diğer vatandaşlarımızın tabi olduğu esaslar haricinde ikametlerinden ayrılmayacaklardır. Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet binalarında/yerlerinde görev alacak kamu personeli için yetkili yönetici tarafından bu durumu ortaya koyan görev belgesi düzenlenecek ve görevli olduğu zaman dilimi içerisinde ikameti ile iş yeri arasındaki güzergahla sınırlı şekilde muafiyete tabi olacaktır.
4. İller arası hareketliliğin zorunlu olduğu mevsimlik tarım işçileri, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerinde salgınla mücadele koşullarına uygun hareket edilebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığının koordinasyonunda valilikler tarafından gerekli tedbirler eş zamanlı olarak alınacak, bu bağlamda mevsimlik tarım işçilerinin iller arası hareketliliği ile konaklayacakları alanlarda alınacak tedbirler ve iller arası hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri konusunda Bakanlığımızca yeni bir Genelge yayımlanıncaya kadar 03.04.2020 tarih ve 6202 sayılı Genelgemizde belirlenen esaslara göre hareket edilecektir.
5. Tam gün uygulanacak sokağa çıkma kısıtlaması tedbirinin konut sitelerinde de uygulanmasını temin etmek amacıyla site yönetimlerine sorumluluk verilecek, site içerisinde izinsiz şekilde dışarı çıkan kişilerin (özellikle çocukların ve gençlerin) ikametlerine dönmeleri konusunda uyarılmaları sağlanacaktır.
6. Sokağa çıkma süresi boyunca sokak hayvanlarının beslenmelerine özel önem verilecek, bu kapsamda Vali/Kaymakamlar tarafından yerel yönetimler, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gerekli koordinasyon tesis edilerek sokak hayvanlarının beslenmeleri için gerekli tedbirler alınacak, bu amaçla başta hayvan barınakları olmak üzere park, bahçe, orman gibi sokak hayvanlarının doğal yaşam alanlarına düzenli olarak mama, yem, yiyecek ve su bırakılması sağlanacaktır.
7.1- Tam kapanma döneminde kolluk kuvvetlerinin tam kapasiteyle denetim faaliyetlerine katılımı sağlanacak, özellikle sokağa çıkma ile şehirler arası seyahat kısıtlamaları başta olmak üzere kolluk kuvvetleri tarafından kapsamlı, geniş katılımlı, etkili ve sürekli denetim faaliyetleri planlanarak uygulamaya geçirilecektir.
7.2- Sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında;
Muafiyet tanınan iş yerlerinde çalışıldığına dair gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi, Özel sağlık kuruluşlarından sahte randevu alınması, Fırın, market, bakkal, kasap, manav, kuruyemişçi veya tatlıcılara çıkış serbestisinin maksadını aşan şekilde kullanımı (markete ailece gidilmesi gibi), Çiftçi Kayıt Belgesinin (ÇKS) amaç dışı kullanılması gibi durumlarda muafiyetlerin giderek artan bir sıklıkla kötüye kullanıldığı göz önünde bulundurularak, bu suistimallerin önlenmesi amacıyla kolluk kuvvetleri tarafından her türlü tedbir alınacak ve yapılacak denetimlerde bu hususların kontrolü özellikle sağlanacaktır.
7.3- Şehirler arası seyahat kısıtlamasının etkinliğinin artırılması amacıyla şehirlerin tüm giriş ve çıkışlarında (iller arası koordinasyon sağlanmak kaydıyla) kontrol noktaları oluşturulacak, kontrol noktalarında görevlendirilecek yeterli sayıda kolluk personeli (trafik ve asayiş birimlerinden) marifetiyle toplu ulaşım araçlarıyla veya özel araçlarla yolculuk edenlerin seyahat izin belgelerinin olup olmadığı muhakkak tetkik edilecek ve geçerli bir mazereti/muafiyeti bulunmayan kişilerin şehirler arası seyahatlerine izin verilmeyecektir.
7.4- Tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan tam kapanma döneminde, vatandaşlarımızın sadece temel ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla açık tutulacak fırın, market, bakkal, kasap, manav, kuruyemişçi ve tatlıcı gibi iş yerlerinin çevresinde gerekli kontrollerin yapılabilmesi için yeterli sayıda kolluk personeli görevlendirilecek; yürütülecek devriye ve denetim faaliyetlerinde, bu iş yerlerinin kurallara uyup uymadıkları ile vatandaşlarımızın bu iş yerlerine gidişlerinde araç kullanmama ve ikametlerine en yakın yere gitme kuralına riayet edip etmedikleri kontrol edilecektir.
EK: Sokağa Çıkma Kısıtlamasından Muaf Yerler ve Kişiler Listesi
Sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulanacağı günlerde istisna kapsamında olduğunu belgelemek ve muafiyet nedeni/güzergahı ile sınırlı olmak kaydıyla;
1. TBMM üyeleri ve çalışanları, 2. Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanlar (özel güvenlik görevlileri dâhil), 3. Zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ile işletmeler (Havalimanları, limanlar, sınır kapıları, gümrükler, karayolları, huzurevleri, yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, PTT vb.), buralarda çalışanlar ile ibadethanelerdeki din görevlileri, Acil Çağrı Merkezleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri, İl/İlçe Salgın Denetim Merkezleri, Göç İdaresi, Kızılay, AFAD ve afet kapsamındaki faaliyetlerde görevli olanlar ve gönüllü olarak görev verilenler, cemevlerinin dede ve görevlileri, 4. Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, eczaneler, veteriner klinikleri ve hayvan hastaneleri ile buralarda çalışanlar, hekimler ve veteriner hekimler, 5. Zorunlu sağlık randevusu olanlar (Kızılay’a yapılacak kan ve plazma bağışları dahil), 6. İlaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar, 7. Üretim ve imalat tesisleri ile inşaat faaliyetleri ve bu yerlerde çalışanlar, 8. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, sulanması, işlenmesi, ilaçlanması, hasadı, pazarlanması ve nakliyesinde çalışanlar, 9. Tarımsal üretime ilişkin zirai ilaç, tohum, fide, gübre vb. ürünlerin satışı yapılan iş yerleri ve buralarda çalışanlar, 10. Yurt içi ve dışı taşımacılık (ihracat/ithalat/transit geçişler dâhil) ve lojistiğini yapan firmalar ve bunların çalışanları, 11. Ürün ve/veya malzemelerin nakliyesinde ya da lojistiğinde (kargo dahil), yurt içi ve yurt dışı taşımacılık, depolama ve ilgili faaliyetler kapsamında görevli olanlar, 12. Oteller ve konaklama yerleri ile buralarda çalışanlar, 13. Sokak hayvanlarını besleyecek olanlar, hayvan barınakları/çiftlikleri/bakım merkezlerinin görevlileri/gönüllü çalışanları ve 7486 sayılı Genelgemizle oluşturulan Hayvan Besleme Grubu üyeleri, 14. İkametinin önü ile sınırlı olmak kaydıyla evcil hayvanlarının zorunlu ihtiyacını karşılamak üzere dışarı çıkanlar, 15. Gazete, dergi, radyo, televizyon ve internet medya kuruluşları, medya takip merkezleri, gazete basım matbaaları, bu yerlerde çalışanlar ile gazete dağıtıcıları, 16. Akaryakıt istasyonları, lastik tamircileri ve buralarda çalışanlar, 17. Sebze/meyve ve su ürünleri toptancı halleri ile buralarda çalışanlar, 18. Ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri, üretilen ekmeğin dağıtımında görevli olan araçlar ile buralarda çalışanlar, 19. Cenaze defin işlemlerinde görevli olanlar (din görevlileri, hastane ve belediye görevlileri vb.) ile birinci derece yakınlarının cenazelerine katılacak olanlar, 20. Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet gösteren büyük tesis ve işletmeler (rafineri ve petrokimya tesisleri ile termik ve doğalgaz çevrim santralleri gibi) ile bu yerlerde çalışanlar, 21. Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken iletim ve altyapı sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar ile servis hizmeti vermek üzere görevde olduklarını belgelemek şartı ile teknik servis çalışanları, 22. Kargo, su, gazete ve mutfak tüpü dağıtım şirketleri ve çalışanları, 23. Mahalli idarelerin toplu taşıma, temizlik, katı atık, su ve kanalizasyon, karla mücadele, ilaçlama, itfaiye ve mezarlık hizmetlerini yürütmek üzere çalışacak personeli, 24. Şehir içi toplu ulaşım araçlarının (metrobüs, metro, otobüs, dolmuş, taksi vb.) sürücü ve görevlileri, 25. Yurt, pansiyon, şantiye vb. toplu yerlerde kalanların gereksinim duyacağı temel ihtiyaçların karşılanmasında görevli olanlar, 26. İş sağlığı ve güvenliği ile iş yerlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla iş yerlerinde bulunması gerekli olan çalışanlar (iş yeri hekimi, güvenlik görevlisi, bekçi vb.), 27. Otizm, ağır mental retardasyon, down sendromu gibi “Özel Gereksinimi” olanlar ile bunların veli/vasi veya refakatçileri, 28. Mahkeme kararı çerçevesinde çocukları ile şahsi münasebet tesis edecekler (mahkeme kararını ibraz etmeleri şartı ile), 29. Yurt içi ve yurt dışı müsabaka ve kamplara katılacak olan milli sporcular ile seyircisiz oynanabilecek profesyonel spor müsabakalarındaki sporcu, yönetici ve diğer görevliler, 30. Bankalar başta olmak üzere yurt çapında yaygın hizmet ağı olan kurum, kuruluş ve işletmelerin bilgi işlem merkezleri ile çalışanları (asgari sayıda olmak kaydıyla), 31. ÖSYM tarafından ilan edilmiş merkezi sınavlara katılacağını belgeleyenler (bu kişilerin yanlarında bulunan eş, kardeş, anne veya babadan bir refakatçi) ile sınav görevlileri, 32. İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurullarınca izin verilen, şehirler arası karayolları kenarında bulunan dinleme tesislerinde yer alan yeme-içme yerleri ve buralarda çalışanlar, 33. Zorunlu müdafi/vekil, duruşma, ifade gibi yargısal görevlerin icrasıyla sınırlı kalmak kaydıyla avukatlar, 34. Dava ve icra takiplerine ilişkin yapılacak zorunlu iş ve işlemler için adliyelere gitmesi gereken taraf veya vekilleri (avukat) ile mezat salonlarına gidecek ilgililer, 35. Araç muayene istasyonları ve buralarda çalışan personel ile araç muayene randevusu bulunan taşıt sahipleri, 36. Milli Eğitim Bakanlığı EBA LİSE TV MTAL ve EBA platformunda yayınlanmak üzere Bakanlığa bağlı mesleki ve teknik ortaöğretim okul/kurumlarında çalışmaları devam eden uzaktan eğitim video çekimi, kurgu ve montaj faaliyetlerini yürütmekte olan ya da söz konusu çalışmaların koordinasyonunu sağlayan personel, 37. Profesyonel site yöneticileri ile apartman/site yönetimince düzenlenen görevli olduklarına dair belgeyi ibraz etmek ve ikametleriyle görevli oldukları apartman veya sitelere gidiş-geliş güzergâhıyla sınırlı olmak kaydıyla apartman ve sitelerin temizlik, ısınma vb. işlerini yerine getiren görevliler, 38. İş yerinde bulunan hayvanların günlük bakım ve beslenmelerini yapabilmek için ikamet ile iş yeri arasındaki güzergâh ile sınırlı olmak kaydıyla evcil hayvan satışı yapan iş yerlerinin sahipleri ve çalışanları, 39. Sadece yarış atlarının bakım ve beslenmelerini ve yarışlara hazırlık antrenmanlarını yapmak ve ikamet ile yarış ya da antrenman alanı arasındaki güzergâhla sınırlı kalmak kaydıyla at sahipleri, antrenörler, seyisler ve diğer çalışanlar, 40. Sadece ilaçlama faaliyetleri için zorunlu olan güzergâhlarda kalmak ve bu durumu belgelemek kaydıyla iş yerlerinin haşere ve diğer zararlı böceklere karşı ilaçlamasını yapan firmalarda görevli olanlar, 41. Muafiyet nedenine bağlı olmak ve ikametlerinden iş yerlerine gidiş/gelişleri ile sınırlı olmak kaydıyla serbest muhasebeciler, serbest muhasebeci mali müşavirler, yeminli mali müşavirler ile çalışanları, 42. 10.00-16.00 saatleri arasında sayıları banka yönetimlerince belirlenecek şekilde sınırlı sayıda şube ve personel ile hizmet verecek olan banka şubeleri ile çalışanları, 43. Nöbetçi noterler ile buralarda çalışanlar
Bakanlığımız tarafından 81 İl Valiliğine Kısmi Kapanma Genelgesi gönderildi. Genelgede, salgınla mücadele sürecinin temel prensipleri olan temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanı sıra hayatın her alanına yönelik uyulması gereken kurallar ve önlemler; Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun önerileri, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda belirlenerek uygulamaya geçirildiği belirtildi.
Genelgede, mutasyona uğrayan Covid-19 virüsünün dünya genelinde hastalığın yayılımını artırdığı, Türkiye’de de özellikle İngiltere varyantı sebebiyle günlük vaka, yoğun bakım ve entübe hasta sayılarında hızlı bir artış yaşandığı ifade edildi.
Genelgede 12.04.2021 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde alınan kararlar doğrultusunda 14 Nisan 2021 Çarşamba günü saat 19.00’dan itibaren ülke genelini kapsayacak şekilde iki haftalık kısmi kapanmaya yönelik alındığı belirtilerek, alınan tedbirler şu şekilde sıralandı
1. Hafta içerisinde yer alan günlerde (Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma) 19.00-05.00 saatleri arasında, hafta sonları ise Cuma günleri saat 19.00’da başlayıp, Cumartesi ve Pazar günlerinin tamamını kapsayacak ve Pazartesi günleri saat 05.00’de tamamlanacak şekilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.
1.1- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla belirtilen Ek’te belirtilen yerler ve kişiler kısıtlamadan muaf tutulacak.
Sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik tanınan muafiyetler,daha önce illerimize gönderilen genelgemizle açıkça belirtildiği şekilde muafiyet nedenine ve buna bağlı olarak zaman ve güzergâh ile sınırlı olup, aksi durumlar muafiyetlerin kötüye kullanımı olarak görülerek idari/adli yaptırımlara konu edilecek.Öte yandan yabancılara yönelik sokağa çıkma kısıtlamasına dair muafiyet sadece turistik faaliyetler kapsamında geçici/kısa bir süre için ülkemizde bulunan yabancıları kapsamayacak. İkamet izinliler, geçici koruma statüsündekiler veya uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri dahil olmak üzere turistik faaliyetler kapsamı dışında ülkemizde bulunan yabancılar, sokağa çıkma kısıtlamalarına tabi olacak.
1.2- Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu Cumartesi ve Pazar günleri market, bakkal, manav, kasaplar ve kuruyemişçiler 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek. 65 yaş ve üzeri ile 18 yaş altında bulunanlar hariç, zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçilere gidip gelebilecek.
Aynı saatler arasında market, bakkal, manav, kasap, kuruyemişçiler ve online sipariş firmaları evlere/adrese servis şeklinde de satış yapabilecek.
1.3- Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu Cumartesi ve Pazar günleri ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri açık olacak. (Bu iş yerlerinde sadece ekmek ve unlu mamul satışı yapılabilecek.).
65 yaş ve üzeri ile 18 yaş altında bulunanlar hariç ekmek ve unlu mamul ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine yürüme mesafesinde olan fırına gidip gelebilecek.
Ramazan ayı süresince iftar saati ve hemen öncesinde oluşabilecek pide kuyrukları ve yoğunluğun oluşturacağı riskin önlenmesi amacıyla fırınlardaki özel sipariş üretimi de dahil pide ve ekmek üretimi iftardan 1 saat önce sonlandırılacak ve iftar saatine kadar sadece satış yapılabilecek. İftardan sonra fırınlarda üretim, satış ve diğer hazırlık işlemlerine devam edilebilecek.Fırın ve unlu mamul ruhsatlı işyerlerine ait ekmek dağıtım araçlarıyla sadece market ve bakkallara ekmek servisi yapılabilecek, ekmek dağıtım araçlarıyla sokak aralarında kesinlikle satış yapılmayacak.
1.4- Sokağa çıkma kısıtlamasındaki sürelere uymak için tüm işyerlerinin (istisna getirilenler hariç) çalışma saatleri hafta içi günlerde 07.00-18.00 saatleri arası olarak belirlenecek.
Zincir marketler ise saat 10.00’da açılacak.
2. Hafta içi günlerde; 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız 10.00-14.00, 18 yaş altı gençler ve çocuklarımız ise 14.00-18.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecek olup, bu saat aralıkları dışında sokağa çıkmayacak.
Hafta içi/hafta sonu ayrımı olmaksızın 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımızın şehir içi toplu ulaşım araçlarını (metro, metrobüs, otobüs, minibüs, dolmuş vb.) kullanmalarına müsaade edilmeyecek.
Milli Eğitim Bakanlığınca yüz yüze eğitimin devamına karar verilen sınıf seviyeleri ile destekleme ve yetiştirme kursları/takviye kurslarında eğitim gören 18 yaş altı gençlerimiz, durumlarını belgelendirmeleri şartıyla toplu ulaşım araçlarından istifade edebilecek.
3. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde (hafta içi ve hafta sonunda) zorunlu haller dışında vatandaşlarımızın toplu ulaşım vasıtaları dışında şehirlerarası seyahatlerine izin verilmeyecek.
3.1- Herhangi bir zorunlu hali bulunmayan kişilerin sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerdeki şehirlerarası seyahatleri ancak toplu ulaşım araçları (uçak, otobüs, tren, gemi vb.) kullanılmak suretiyle mümkün olacak. İşi ile ilgili illiyetini belgeleyen toplu ulaşım araçlarının görevlileri ile şehirlerarası seyahat edeceğini bilet, rezervasyon kodu vb. ile ibraz eden kişiler sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacak.
3.2- Zorunlu Haller Sayılacak Durumlar;
Tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan,Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak için veya cenaze nakil işlemine refakat edecek olan (en fazla 8 kişi),Bulunduğu şehre son 5 gün içerisinde gelmiş olmakla beraber kalacak yeri olmayıp ikamet ettikleri yerleşim yerlerine dönmek isteyen (5 gün içinde geldiğini yolculuk bileti, geldiği araç plakası, seyahatini gösteren başkaca belge, bilgi ile ibraz edenler),ÖSYM tarafından ilan edilen ve diğer merkezi sınavlara katılacaklar ve refakatçileri,Askerlik hizmetini tamamlayarak yerleşim yerlerine dönmek isteyen,Özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan,Ceza infaz kurumlarından salıverilen,
Belirtilen bu durumların varlığı halinde toplu ulaşım araçlarıyla veya İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU ve ALO 199 sistemleri üzerinden ya da Valilik/Kaymakamlıklara doğrudan başvuru yoluyla Seyahat İzin Kurullarından izin almak kaydıyla özel araçlarıyla seyahat edebilecek.
3.3- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerdeki şehirlerarası seyahat kısıtlamasının etkinliğinin artırılması amacıyla şehirlerin tüm giriş ve çıkışlarında (iller arası koordinasyon sağlanmak kaydıyla) kontrol noktaları oluşturulacak. Özel araçlarla seyahat edenlerin muafiyet kapsamında olup olmadıkları muhakkak tetkik edilecek ve geçerli bir mazereti/muafiyeti bulunmayan kişilerin şehirlerarası seyahatlerine izin verilmeyecek.
4. 16 Mayıs 2021 Pazar günü saat 24.00’e kadar yeme-içme yerleri (restoran, lokanta, kafeterya, pastane, tatlıcı gibi yerler) işyerlerinin iç veya dış alanlarında masada müşteri kabul edemeyecek.
Bu süre içerisinde yeme-içme yerleri hafta içi günlerde 07.00-19.00 saatleri arasında gel-al ve paket servis, saat 19.00’dan sahur vaktine kadar sadece paket servis, Cumartesi ve Pazar günleri ise sabah 10.00’dan sahur vaktine kadar sadece paket servis şeklinde faaliyet gösterebilecek.
Aynı şekilde online yemek sipariş firmaları hafta içi ve hafta sonlarında saat 10.00’dan sahur vaktine kadar evlere/adrese paket servis şeklinde satış yapabilecek.
5. Aşağıda belirtilen işyerlerinin faaliyetlerine 17 Mayıs 2021 Pazartesi gününe kadar geçici olarak ara verilecektir.
Halı saha, yüzme havuzu, spor salonu, güzellik merkezi/salonları, hamam ve saunalar, lunaparklar ve tematik parkları,Kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi gibi yerler,İnternet kafe/salonu, elektronik oyun yerleri, bilardo salonu gibi yerler.
Çay ocakları ise masa, sandalye/taburelerini kaldırmak ve sadece esnafa servis yapmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebilecek.
6. 17 Mayıs 2021 tarihine kadar sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler ve kooperatiflerin genel kurul dahil yapacakları geniş katılımlı her türlü etkinliklerine izin verilmeyecek.
7. Evlendirme işlemlerinin gerçekleştirilmesine devam edilmekle birlikte nikah ve nikah merasimi şeklindeki düğünler, 17 Mayıs 2021 tarihinden itibaren yapılabilecek. Bu süreye kadar herhangi bir şekilde nişan, kına, tören, merasim, düğün yapılmasına müsaade edilmeyecek.
8. Şehir içi toplu ulaşım araçlarında;
Oturma kapasitesi % 50 ile sınırlandırılacak,Minibüs/midibüsler ile koltuk kapasitelerinde herhangi bir seyreltme ve kaldırılma yapılmayan otobüsler gibi iç hacim bakımından fiziki mesafe kurallarının uygulanamayacağı şehir içi toplu ulaşım araçlarında ayakta yolcu alınmasına müsaade edilmeyecek,Bunların dışında kalan raylı sistem araçları (metro, tramvay vb.), metrobüsler ve koltuk kapasiteleri seyreltilmiş/kaldırılmış otobüsler gibi ayakta yolcu taşıma ağırlıklı toplu ulaşım araçlarında; fiziki mesafe kurallarına aykırı olmayacak şekilde hangi oranda/sayıda ayakta yolcu alınabileceği il/ilçe umumi hıfzıssıhha kurulları tarafından tespit edilecek.
Raylı sistem araçları (metro, tramvay vb.), metrobüsler ve koltuk kapasiteleri seyreltilmiş/kaldırılmış otobüslerde ayakta alınabilecek yolcu sayısını belirtir levha/tabela herkesin görebileceği şekilde asılacak ve ayaktaki yolcuların durabileceği yerler fiziki olarak işaretlenmek suretiyle belirlenecek.
9. Huzurevi, yaşlı bakımevi, rehabilitasyon merkezi, çocuk evleri gibi sosyal koruma/bakım merkezlerinde 17 Mayıs 2021 tarihine kadar ziyaretçi kabul edilmeyecek.
10. Turistik tesisler dahil tüm konaklama tesislerinin (otel, motel, apart otel, pansiyon vb.) içerisinde bulunan yeme-içme yerleri, sadece konaklamalı müşterilerle sınırlı olmak ve aynı masada en fazla 2 kişiye servis açılmaması kaydıyla hizmet verebilecek.
Konaklama tesislerinde kesinlikle toplu iftar organizasyonları yapılmayacak.
Daha önce illere gönderilen genelgeler doğrultusunda konaklama tesislerinin denetimleri etkin şekilde sürdürülecek, sahte rezervasyon başta olmak üzere her türlü kötüye kullanımın önüne geçilecek.
11. Çeşitli işyerleri tarafından açılış nedeniyle veya belirli gün ya da saatlere özgü yapılan indirim uygulamaları kontrolsüz şekilde kalabalıkların oluşmasına neden olabilmekte.
Bu sebeple işyerleri tarafından açılış nedeniyle veya belirli gün ya da saatlere özgü genel indirim uygulamalarının yerine yoğunluğun önüne geçilebilmesi için en az bir hafta sürecek şekilde uzun periyodlarla indirim uygulamaları yapılacak.
12. Cumhurbaşkanlığının 2021/8 sayılı Genelgesi doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarında uzaktan ve/veya dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemlerinden azami düzeyde istifade edilecek. İdari izin kapsamındaki personele (hamile çalışanlar, süt izni kullananlar, 10 yaş ve altında çocuğu olan kadın çalışanlar, engelli çalışanlar, 60 yaş üzerindeki personel, kronik rahatsızlığı bulunanlar) kolaylık gösterilecek ve kamuda mesai saatlerinin başlangıç ve bitiş saatlerinin 10.00-16.00 olarak uygulanması sağlanacak.
Çalışma koşulları, şartları ve imkanları uygun olan özel sektör firmalarında da esnek çalışma yöntemlerine geçilmesi teşvik edilecek.
13. Daha önce illere gönderilen genelge ile tüm kara, deniz ve hava sınır kapılarımızdan 15 Nisan 2021 tarihine kadar ülkemize giriş yapmak isteyen kişilerden son 72 saat içerisinde yapılmış negatif SARS-CoV-2 PCR testi sonucu ibrazı zorunluluğu 31 Mayıs 2021 tarihine kadar devam ettirilecek.
Negatif SARS-CoV-2 PCR testi sonucu ibraz edemeyen kişilere uygulanacak karantina koşullarına ilişkin iş ve işlemler daha önceden yayımlanmış olan genelgelerimize göre yerine getirilecek.
Yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27’nci ve 72’nci maddeleri uyarınca İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararlarının ivedilikle alınacak. Uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek ve mağduriyete neden olunmayacak
Alanya Garage Car Blog
İNSTAGRAM SAYFAMIZI ZİYARET ETMEK İÇİN GÖRESELE TIKLAYIN.
81 İl Valiliğine Ramazan Tedbirleri Genelgesi Gönderildi
Bakanlığımız tarafından, 81 il valiliğine Ramazan Ayı Tedbirleri konulu genelge gönderildi. Genelgede, mübarek Ramazan ayında, öteden beri uygulanması nedeniyle geleneksel hale gelen bazı davranış, etkinlik ve uygulamalar toplumsal hareketliliği artırdığından salgınla mücadele ve toplum sağlığı açısından risk oluşturacağı belirtildi.
Bu çerçevede, 12 Nisan 2021 Pazartesi günü kılınacak ilk teravihle beraber idrak edilecek mübarek Ramazan ayında alınacak tedbirler şu şekilde sıralandı:
1. Vatandaşlarımızın toplu katılım gösterdiği iftar, sahur gibi kalabalık grupları bir araya getiren her türlü etkinliğe ve iftar çadırlarına müsaade edilmeyecek. Bu noktada son dönemlerde salgının yayılımında ev içi bulaşma oranının yüksekliği hususu da göz önünde bulundurularak vatandaşlarımızın iftar veya sahurlarda misafir kabul etmemeleri konusunda farkındalıklarını artıracak faaliyetler ve duyurulara önem verilecek.
2. Diyanet İşleri Başkanlığının duyurusuna uygun şekilde geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da teravih namazlarının evde kılınmasına devam edilecek. Öte yandan salgının oluşturduğu riskin artırılmaması açısından teravih namazı nedeniyle evler başta olmak üzere çeşitli yerlerde bir araya gelinmemesi gerektiği konusu vatandaşlarımıza sık sık duyurulacak.
3. Ramazan pidesi ve ekmek satışı ile ilgili olarak; Ramazan ayı süresince iftar saati ve hemen öncesinde oluşabilecek pide kuyrukları ve yoğunluğun oluşturacağı riskin önlenmesi amacıyla fırınlardaki özel sipariş üretimi de dahil pide ve ekmek üretimi iftardan 1 saat önce sonlandırılacak ve iftar saatine kadar sadece satış yapılabilecek. İftardan sonra fırınlarda üretim, satış ve diğer hazırlık işlemlerine devam edilebilecek.
4. Ramazan ayının huzur ve güven ortamında geçmesi için her il kendi dinamiklerini değerlendirecek ve bu süreç içerisinde oluşması muhtemel yoğunluklar göz önünde bulundurularak il genelinde gerekli önlemler alınacak.
5. Ramazan ayı ile birlikte türbe ziyaretlerinde yaşanabilecek artış ve bu şekilde oluşabilecek kalabalıkların oluşturacağı riske karşı yetkili birimlerce fiziki mesafe kurallarının eksiksiz uygulanması başta olmak üzere gerekli önlemlerin alınması sağlanacak.
6. İftar vakitlerinin öncesinde oluşabilecek trafik yoğunluğu dikkate alınarak iftar saatinin en az 3 saat öncesinden itibaren belediyeler ile gerekli koordinasyon sağlanarak toplu taşımada kullanılan araç ve sefer sayılarının artırılması sağlanacak.
7. Ramazan ayı boyunca yoğunlaşan mezarlık ziyaretlerinin kontrollü olarak yapılabilmesi için mezarlıklara giriş ve çıkışlar ayrı olarak planlanacak, fiziki mesafe kuralı ve maske kullanımına ilişkin kontrollere ağırlık verilecek.
8. Ramazan ayı öncesinde/süresince alışveriş yoğunluğunun artabileceği göz önünde bulundurularak başta market ve pazar yerleri olmak üzere kalabalıkların oluşabileceği alanlarda fiziki mesafe koşullarının korunmasına yönelik her türlü tedbir alınacak. Bu kapsamda daha önce illere gönderilen genelgelerde belirtildiği üzere her AVM ve semt pazarı için aynı anda kabul edilebilecek müşteri sayısının İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararı ile ayrı ayrı belirlenmesine ve denetimlerin buna göre gerçekleştirilmesine devam
9. Ramazan ayını fırsat bilerek fahiş fiyat uygulaması yapan firma/işletmelere yönelik denetimler arttırılacak ve aykırı durumlarla karşılaşılması halinde gerekli adli/idari işlemler ivedilikle yapılacak.
10. İçerisinde barındırdığı şefkat ve merhamet duygularıyla birlikte bir sosyal sorumluluk ayı da olan Ramazan ayında Vali ve Kaymakamlarca ilgili kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanacak. Başta öksüz/yetim çocuklar olmak üzere ihtiyaç sahibi tüm vatandaşlarımıza her türlü desteğin verilmesi hususunda azami gayret gösterilecek.
11. Hepimizin birbirimize karşı sorumlu olduğu bu süreçte, salgının yayılım hızının kontrol altında tutulması ve ülke genelinde günlük vaka sayılarının tekrar düşürülebilmesi için alınan tedbir ve belirlenen kurallara toplumun tüm kesimlerince eksiksiz uyulması ve dinamik denetim modeli çerçevesinde geniş katılımlı, etkin, planlı ve sürekli/kesintisiz şekilde denetim faaliyetlerinin sürdürülecek.
Bu esaslar doğrultusunda Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27’nci ve 72 ‘nci maddeleri uyarınca İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararları ivedilikle alacak. Uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek ve mağduriyete neden olunmayacak.
Ramazan ayı yasakları neler? sorusunun yanıtı merak ediliyor. Koronavirüs salgını nedeniyle çeşitli alanlarda tedbirler uygulanıyor. Sokağa çıkma yasağının Ramazan ayında olup olmayacağı, kafelerin çalışma durumu ve tam kapanma gelip gelmeyeceği merak ediliyor. Peki Ramazan ayı yasakları neler, 21 günlük tam kapanma var mı? Ramazan’da sokağa çıkma yasağı var mı?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sokağa çıkma sınırlaması ile ilgili geçtiğimiz günlerde açıklama yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Ramazan ayı ile ilgili şu ifadeleri kullandı; “Bu mübarek ay boyunca ülke genelinde hafta sonları sokağa çıkma sınırlaması uygulayacağız. “
BAKAN KOCA’DAN AÇIKLAMA Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hürriyet gazetesinden Ahmet Hakan’ın sorularını cevapladı. Bakan Koca şu açıklamaları yaptı, “Ramazanı fırsata çevirmemiz gerekiyor. Ramazanda hareketliliği azaltmamız lazım.”
Yukarı doğru gidiş ne zaman bitecek? Ne zaman rakamlar aşağıya doğru gitmeye başlayacak? sorusuna ise Bakan Koca şu yanıtı verdi; “Bugüne kadar yaşadığımız piklerde bir noktadan sonra durduğunu biliyoruz. Bu da aynı şekilde olacak. Ama bu nereye kadar çıkabilir? Onun için bir şey demem zor. Fakat önümüzdeki ramazan ayıyla birlikte hareketlilik azalırsa pik noktasından aşağı doğru inişi bekliyoruz.”
KAFELER RAMAZAN AYINDA AÇIK MI? 81 ilde ramazan ayı boyunca lokanta ve kafe gibi işletmeler hizmetlerini paket servisle hizmet verebilecek.
RAMAZAN AYI YASAKLARI NELER? Türkiye genelinde ramazan ayı boyunca toplu iftar ve sahur gibi etkinlikler olmayacak.Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, teravih namazı için şu açıklamayı yaptı; “Yaptığımız istişareler neticesinde teravih namazını camilerde değil evlerimizde kılmanın uygun olduğuna karar verdik.”
Son olarak tam kapanma olup olmayacağına ilişkin net açıklama 12 Nisan Pazartesi Günü Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklanması bekleniyor
Bu yazımızda ikinci el araç almak isteyen kişilere yardımcı olacak bazı bilgilere yer verdik. Hemen rehberimize başlayalım. Öncelikle ikinci el aracın seçilmesi sırasında, sonra da ikinci el araçların incelenmesi sırasında neler yapılması gerektiğinden bahsedeceğiz.
İkinci El Araç Bakılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
İkinci el araçlar hem alıcı hem de satıcı için birçok avantajlar sağlamaktadır. Ancak özellikle de alıcıların mağdur olmaması için bazı huşulara dikkat edilmelidir. Bu hususlardan bazıları şu şekildedir.
İkici el araç almak isteyen bir kişinin yapması gereken ilk şey çok geniş çapta bir araştırma yapmaktır. Çünkü piyasada birçok ikinci el araç bulunmaktadır. Bu araçlardan hangisinin daha iyi ve ucuz olduğunun tespit edilmesi elbette alıcının yararına olur. Gerek alıcının bulunduğu oto pazarlarında gerekse internet siteleri üzerinde uzunca bir araştırma yapılmalıdır. Bu sayede alınacak olan aracın ikinci elinin fiyatları az çok öğrenilmiş olur. Ederine göre daha pahalı olan araçların neden bu kadar pahalı oldukları mutlaka sorulmalıdır. Çünkü aracın fazladan önemli bir özelliği bulunuyor olabilir. Ayrıca ederine göre çok ucuz araçlardan da uzak durulmalıdır. Satıcı kişi ile mutlaka araç hakkında konuşulmalı ve araç hakkında olabildiğince bilgi alınmalıdır. Örneğin aracın neden satışta olduğu, daha önce kaza geçirip geçirmediği, sigortalılık durumu, vergi durumu, en son ne zaman aracın kontrolden geçtiği, bakımlarının düzenli yapılıp yapılmadığı vb. birçok hususta bilgi almak ve aracı satın alıp almamaya bundan sonra karar vermek daha isabetli olacaktır. Araç mutlaka bu işten anlayan birisiyle beraber kontrol edilmeli ve satın alınıp alınmayacağına yine bu kişiyle birlikte karar verilmediler. Çünkü aracın yapısı ve donanımı hakkında çok fazla bilgi sahibi olmayan insanlar kolaylıkla kandırılabilirler. Ancak bu işin uzmanları elbette kandırılamaz veya çok zor kandırılırlar. Bu tarz kişilere günlük 50 veya 100 TL ödenerek satın alınmak istenilen araçlar beraberce kontrol edilebilir ve test sürüşü yapılabilir. Ayrıca araba konusunda uzman kişiler, araçta diğer insanların aklına gelmeyecek kısımları da kontrol ederek daha fazla yardımcı olurlar. Bu kişilere ödenecek 50 veya 100 TL gibi ücretler sayesinde ilerde doğabilecek sıkıntılar şimdiden öngörme fırsatı doğabilir. İşin uzmanının yanında alıcı da aracı kendisi sürerek kontrol etmelidir. Sonuçta aracı kullanacak olan kişi de aracı beğenmelidir. Bunun için mümkünse araç soğukken test edilmelidir ki, ateşleme sisteminde arızalar varsa bunlar da ortaya çıkabilir. Bu test sürüşünde mümkünse her türlü yol şartında ve dönemeçlerde araç kullanılmalıdır. Herhangi bitr ikinci el aracı satın almaya karar verirseniz mutlaka araç ruhsatıyla motor üzerindeki şase numaralarının ruhsattakilerle uyuşup uyuşmadığına bakın. Araç hakkındaki muayene bilgileri ile maliyeden alınacak borcu yoktur belgelerini talep edin. Alınacak bütün bu belgelerin fotokopi değil orijinal olmasına dikkat edin. Bütün bu işlemleri herhangi bir trafik müşavirliğine vekâlet vererek yaptırabileceğinizi belirtelim. Ancak bu işlem bir ücret karşılığında olur.
İkinci El Araç İncelenirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Şimdi de satın alma esnasında ikinci el aracın nasıl incelenebileceğine dair birkaç detaya girelim.
Aracın Kilometresi: Ülkemizde ne yazık ki ikinci el araç piyasasında çok fazla sahtekârlık yapılmaktadır. 100 araçtan sadece 1-2 tanesinin kilometresi ile oynanmadığını söyleyebiliriz. Geri kalanların tamamının kilometresi ile oynanmıştır. Elbette bir işin uzmanı kolaylıkla kilometre ile oynanıp oynanmadığını anlayabilir. Ancak bir uzmanın bulunmadığı durumlarda basit bir hesapla aracın kilometresinin oynanıp oynanmadığı tahmin edilebilir. Bir araç yılda ortalama 20 ila 30 bin km yapar. Bu hesaba göre 5 yıllık bir aracın kilometresi 100.000 ila 150.000 km arasında olmalıdır. Eğer 5 yaşında bir araca 20 bin kilometre yol kat etmiştir deniliyorsa bu durumda bu aracın kilometresi ile oynandığından şüphelenmek gerekir.
Aracın kilometresi ile oynandığının bir diğer göstergesi de aracın üzerindeki çizikler-hasarlar ve aracın gördüğü bakım ve servis sayısıdır. Elbette üzerinde çok çizik olan ve çok tamirat görmüş araçlar daha fazla kilometre yapmış demektir.
Tecrübelerimize dayanarak şunu da belirtelim ki 70-90 bin km arasında gösterilen bir araç gerçekte 150-190 bin km arasındadır.
-Aracın Boyatılıp Boyatılmadığı: Bu işi elbette işin uzmanları çabucak anlayabilirler. Ancak aravcın boyatılmış olup olmadığını anlayacak birilerinin bulunmaması durumunda yapılması gereken şey, bu iş için üretilmiş aletlerden alarak araç üzerinde inceleme yapmaktır. Bu aletlerin fiyatları 70-150 TL arasındadır.
-Aracın Kaza Yapıp Yapmadığının Anlaşılması: Bir aracın kaza geçirip geçirmediğini anlamadın tek yolu, aracın servis ve sigorta kayıtlarına bakmaktır. Bunun dışında işin uzmanı olmadan aracın kaza yapıp yapmadığını anlamak neredeyse imkânsızdır.
-Mağduriyeti Önceden Engellemek: Yukarıda saydığımız bütün hususlara dikkat edilse dahi yine de kötü niyetli kişiler tarafından alıcılar dolandırılabilmektedir. Bu durumun önüne geçmek için noter huzurunda alıcı ile satıcı arasında, araçta beklenmedik bir durumun ortaya çıkması durumunda aracı geri alarak araç bedelini iade edeceğine veya tazminat ödeyeceğine dair bire belge imzalayabilirler. Bu şekilde dolandırılma ihtimali azaltılmış veya ortadan kaldırılmış olur.
Modifiye işlemleri yapılırken amaç hem aracın dış güzelliğini değiştirmek aynı zamanda da aracın performansını arttırmaktır. Bu yazımızda da aracın performansını arttıran modifiye işlemlerinden en çok kullanılanların nasıl uygulandıklarına ve ne kadar performans katkısı yaptıklarına bakacağız.
Emme Manifoldunun Değiştirlmesi
Öncelikle emme manifoldunun ne işe yaradığına bakalım. Emme manifoldu hava filtresi ile beraber motor içerisine temiz hava girişinden sorumludur. Eğer motora daha fazla ve daha temiz bir hava gönderen emme manifoldları kullanılırsa bu durumda araç performansında 3 – 5 beygirlik hissedilir bir performans artışı olur.
Turbo Sistemi Yoksa Turbo Sisteminin Eklenmesi
Turbo sisteminin görevi motor içerisine soğuk havanın girmesini sağlamaktır. Soğuk hava daha yoğun olduğundan motor içerisindeki patlamanın şiddeti de daha fazla olur. Turbo sistemi olmayan araçlara turbo takılması araç performansında hissedilir bir artış sağlar.
Chip Tunning İşlemi Yaptırmak
Chip tunning işlemi bazı risklerinden dolayı hep tartışma konusu olmuştur. Chip aksamı, araç içerisindeki birçok aksamın çalışmasını; yol şartlarına, benzin kalitesine ve diğer birçok koşula göre yeniden ayarlar. Bu yeniden ayarlama sırasında kimi zaman güvenlik sebebiyle motorun gücünü azaltabilir ve motor performansı düşebilir. Chip aksamı içerisindeki yazılımla oynanarak aracın böyle zamanlarda performansının düşmesi önlenir. Bu yönüyle chip tunning işlemi aracın performansını arttırmaz. Sadece aracın bastırılmış performansının açığa çıkmasını sağlar.
Chip tunning işlemi yapılmış araçlar birçok güvenlik riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Çünkü chip içerisindeki yazılımın fabrika çıkışındaki hali, araç aksamları üzerinde yaptığı ayarlamalarla araç güvenliğini sağlayacak şekilde ayarlanmıştır.
İşin ehli olmayan kişilere chip tunning yaptırmak ise daha büyük riskler doğurabilir.
Body Kiti Değiştirmek
Body kit denilen aksam bilindiği üzere aracın ön tamponları, arka tamponları, marşpiyelleri ve spoilerlerinden oluşan gruba verilen isimdir. Body kit ile aracın performansının arttırılması ise ancak aracın rüzgâr direncini azaltan ve aracın yol tutuşunu arttıran body kitlerin takılması ile olur. Tabi ki diğer bütün modifiye işlemleri gibi, araca body kit takılırken de işin ehli kimseler tarafından yapılmalıdır.
NOS Taktırmak
Bilindiği gibi araca NOS taktırmak ta araca en fazla hız kazandıran modifiye işlemlerinden birisidir. Fiyatına göre araca en fazla performans kazandıran modifiye şeklidir diyebiliriz.
Hiç bilmeyenler için NOS sisteminin nasıl çalıştığını açıklamaya çalışalım. NOS sistemi, içerisinde nitro oksit gazı bulunduran tüplerden ve bu tüplerin motorun yanma odasına bağlantısından ve tüplerin motora nitro oksit boşaltmasını başlatan butondan oluşur. Aracın uygun bir yerine nitro oksit tüpleri yerleştirilir ve şoförün rahatlıkla erişebileceği bir yere de nitro oksit harekete geçirecek olan buton konulur. Şoför istediği anda bu butona basarak nitrojenin motorun yanma odasına gönderilmesini sağlar.
Nitro oksidin asıl görevi yanma odasındaki patlamanın şiddetinin arttırılmasıdır. Nitro oksidin kendisi aslında yanıcı veya patlayıcı değildir. Tüpler içerisinde sıkışmış halde bulunan nitro oksit gazı motorun yanma odasına girdiğinde birden üzerindeki basınç azalır ve bu basınç düşüşünün etkisiyle nitro oksit gazı nitrojen ve oksijene ayrışır. Bu sayede motorun yanma odasına büyük miktarda oksijen girmiş olur ve bu kadar büyük miktardaki oksijen büyük bir patlama yapar. Büyük patlama da pistonların hızını bir anda yükseltir ve araç aniden ivmelenir.
Ancak bu sistem de kendi içerisinde riskler taşımaktadır. İşin ehli kimseler tarafından yapılırsa bu risk azaltılabilir.
Katalitik Konvertörünün İptal Edilmesi
Tek başına katalitik konvertörünün iptal edilmesi araç performansına katkı sağlamaz. Ancak diğer modifiye işlemleriyle beraber katalitik konvertörü iptal edilirse araç performansında artış olur
A segmenti halk arasında mini araç olarak ta adlandırılan segmenttir. Boyu 370 cm’den kısa olan araçlar A sınıfına girer. Benzere şekilde motor güçleri ve benzin sarfiyatları da düşük olan araçlardır. Çok hafif araçlardır. Karoserleri de buna göre tasarlanır. Genellikle çok yüksek satış grafikleri çizmezler.
En çok bilinen A segmenti otomobillerden bazıları; Volkswagen Fox, Renault Twingo, Peugeot 107, Citroen C1’dir. A sınıfı araçların hatchback, MPV ve cabriolet karoser yapısına sahip araçları da bulunmaktadır.
B Segmenti Araçlar
Halk arasında küçük sınıf olarak ta bilinen B segmenti otomobiller, boyları 370 cm ile 400 cm arasında olan araçlardır. Teknik özellikleri bakımından A segmentinden daha güçlü yapıda bulunan araçlardır ve yine A segmentine göre daha ağırdırlar. Volkswagen Polo, Renault Clio, Seat Ibiza, Skoda Fabia en bilinen B segmenti araçlardır.
Karoser yapılarına baktığımızda ise B segmenti araçların hatchback, sedan, station vagon, coupe, cabriolet, roadster, SUV, CUV ve MVP gibi birçok karoser yapısında üretildiğini görüyoruz.
C Segmenti Araçlar
Kompakt sınıf veya alt orta sınıf olarakl adlandırılan C segmenti araçlar en çok üretilen ve satılan araç sınıfıdır. Bu yüzden en fazla model çeşidi de bu araçlarda bulunur. Bunun nedeni ise, araç performansı, uzun yol gidebilme, hem aileler hem de kişisel olarak kullanılabilir olmalarıdır. Üstelik satışa rakamları yüksek olduğundan dolayı fiyatları da ucuzdur. Karoser yapısı olarak ta hatchback, sedan, coupe, cabriolet, roadster, CC, SUV, CUV ve MVP karoserleri vardır.
En çok bilinen C sınıfı araçlar; Renault Clio IV, Volksvagen Golf, Ford Focus, Renault Megane, Audi A3, Bmw 1 Serisi, Alfa Romeo Giuletta, Fiat Linea, Renault Fluence, Mitsubishi Lancer, Nissan Qashqai, Dodge Caliber gibi araçlardır.
D Segmenti Araçlar
D segmenti araçlar genel olarak aile arabası olarak ta bilnen araç trleridir. Performans bakımından C segmentinden daha üstündürler. Yakıt tüketimleri de çok fazladır. En çok bilinen D sınıfı araçlar Mazda 6, Subaru Legacy, Volvo S60 gibi modellerdir.
E Segmenti Araçlar
E segmenti araçlar ise genellikle üst sınıf araç olarak bilinirler. Gerek performans bakımından gerek fiyat bakımından, gerekse fazla yakıt tüketimi bakımından, şimdiye kadar saydığımız bütün sınıflardan daha üstündürler. En çok bilinen E sınıfı araçlar; Mercedes E Serisi, BMW 5 Serisi, Audi A6, Chrysler 300, Volvo S80 gibi araçlardır.
Bilindiği gibi araç motorunun sıcaklığının artması ve motorun çalışmasının zora girdiği durumlara hararet adı verilmektedir. Aracın hararetinin yükselmiş olduğu motor sıcaklığının göstergesinden kolaylıkla anlaşılabilir.
Motor sıcaklığının yükseldiği ilk anlarda motor hemen zarar görmeyebilir. Ancak araç bu şekilde sürülmeye devam edilirse motor zarar görmeye başlar. Sıcaklığın daha da artması durumunda da genleşmenin etkisiyle motor pistonları piston yuvalarının içinde sıkışabilir ve hareket edemez. Bu durumlarda motor kilitlenir. Bu tarz durumlarda motorda yüksek maliyetli hasarlar oluşabilir.
Motorda Hararet Neden Oluşur?
Motor içerisinde hararet oluşmasının temelde 3 sebebi vardır. Şimdi sırayla bunları inceleyelim.
Aracın Soğutma Mekanizmasındaki Hasarlar: Araç motorunun soğutulmasına yardımcı olan akşamlarda arıza bulunması halinde elbette araç motoru ısınacak ve soğumayacaktır. Bu yüzden de motorun hararet yapması kaçınılmazdır. Bunun önüne geçmek için yapılması gereken ise basittir; soğutma mekanizmasının işin ehli tarafından tamir edilmesi. Yüksek Oktanlı Yakıtlar: Burada yanlış bilinen bir konuyu daha açıklamış olalım. Araç motoru için tavsiye edilenden daha yüksek oktanlı yakıt kullanmak araca herhangi bir performans sağlamayacağı gibi aracın zarar görmesine de yol açacaktır. Araç üreticileri bu konuda da oldukça yoğun araştırmalar sonucu her araç için hangi oktan seviyesinde yakıt kullanılması gerektiğini belirlerler. Bu oktan seviyesi dışındaki diğer yakıtlar o araç için uygun olmayacaktır. Yüksek oktanlı yakıtlar da motoru fazla ısıtarak hararetin yükselmesine sebep olacaktır. Gereksiz Yere Devir Yükseltmek: Bu da ülkemizdeki şoförler tarafından sıklıkla yapılan bir hatadır. Üstelik bu şekilde araç kullanmayı marifet gibi gösterenler de oldukça fazladır. Hâlbuki her aracın hangi devir aralığı arasında çalışması gerektiği bellidir. Yol şartlarına bağlı olarak (yokuş çıkmak gibi) durumlar dışında araç normal devirlerde çalıştırılmalıdır. Eğer araç sürekli yüksek devirlerde çalıştırılırsa sonuç olarak araç motorunun ısısı yükselecektir. Diğer Sebepler: Bunların dışında araca gereğinden fazla yük taşıtmak gibi sebeplerle de ara motorunun harareti yükselebilir. Hararet Esnasında Ne Yapmak Gerekir?
Şimdi de araç motorunun hararet yapması durumunda neler yapılabileceğini tartışalım. Öncelikle hararet yapan aracı bu şekilde kullanmaya devam etmek tehlikelidir. Uygun bir yerde araç hemen sağa çekilmeli ve motorun soğuması beklenilmelidir. Çünkü yukarıda da söylediğimiz gibi motor kilitlenebilir ve maddi hasar oluşabilir.
Araç kaputunun alt kısmından su fışkırıyorsa kesinlikle kaput kaldırılmamalıdır, çünkü fışkıran su çok sıcaktır. Açan kişiye zarar verebilir. Suyun fışkırmasının durması beklenmelidir. Fışkırma durduktan sonra dikkatli bir şekilde kaput kaldırılmalı ve borularda kaçak olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kontrol sırasında da çok dikkatli olunmalıdır çünkü muhtemelen motorun birçok parçası hala sıcaktır.
Kaçak olup olmadığı kontrol edildikten sonra da radyatördeki su miktarı da kontrol edilmelidir. Radyatörde su azalmışsa su eklenmelidir. Ancak bu işlem sırasında da radyatör kapağının açılması sırasında da su fışkırması yaşanabilir.
Eğer motordaki hararet aşırı yüklemeden dolayı oluşmuşsa araç yol kenarına çekilerek motorun soğuması beklenilmelidir. Daha sonra yola devam edilebilir.
Öncelikle yağ yakmanın nasıl gerçekleştiğine bakalım. Motor yağı motor içerisinde pistonların alt kısmında bulunur. Motor yağının asıl görevi, pistonların kayganlaşmasını sağlayarak daha rahat hareket etmelerini sağlamaktır. Pistonların üst kısmında ise yakıt – hava karışımı bulunmaktadır. Pistonların altında bulunan yağ eğer üst kısma çıkar ve yakıt – hava karışımına karışırsa bu durumda yağ da yanmaya başlar.
Yağ Yakma Neden Olur?
Motorda en çok yağ yanmasına neden olan etken segmanlardaki gevşemedir. Segmanlar motor pistonlarının uç kısımlarında bulunurlar ve segmanların yan kısımlarından yukarıya yağ çıkmasını engellerler. Segmanlardaki en fak bir gevşemede dahi yap kolaylıkla yanma odasına yükselir ve burada yanar.
Segmanlar sağlam olsa ahi bazı durumlarda yağ yanma odasına kadar çıkabilir. Açıkçası normalde böyle bir durum sık gözlenmez. Ancak motor çok yüksek devirlere çıktığında segmanlar tam olarak randımanlı çalışamayabilirler. Üstelik bu bahsettiğimiz durum, aacı yüksek devirlerde kullanmanın zararlarından sadece bir tanesidir.
Ayrıca segmanların haricinde emme subaplarının olduğu kısımlarda da bir arıza olması durumunda yağ bu kısma kaçıyor ve yanma odasına püskürtülüyor olabilir. Sonuç yine motorun yağ yakmasıdır.
Turbo sistemlerindeki bir arızadan dolayı da motordaki yağ egzoza kaçıyor olabilir. Bu durumda yağ motor içerisinde değil de egzozda yanar.
Bunlara ek olarak; herhangi bir dönemde motorun yağı eksik kalmışsa, pistonlardaki sürtünmeden dolayı piston kenarlarında aşınma olmuş olabilir. Sonra eksik olan yağ yerine konulduğunda bu durumda pistonlar yine yağ sızdıracak ve motor yağ yakacaktır.
Motorun Yağ Yakmasına Karşı Katkı Maddeleri Kullanmak İşe Yarar mı?
Motor yağının kendisinden veya yağ içerisindeki bir maddenin eksikliğinden dolayı motorda yağ yanması olmaz. Motorda yağ yanması fiziksel sebeplerden ötürü yağın bulunduğu yerden başka bir yere geçmesiyle olur. Bu yüzden katkı maddeleri motorun yağ yakmasına karşı herhangi bir etki yapmazlar.
Aracın Yağ Eksilttiği Nasıl Anlaşılır?
Motorun yağ seviyesi, kaputun kaldırılarak buradaki yağ seviyesini gösteren çubuğun üzerindeki yağ lekesinden kolaylıkla anlaşılabilir. Ancak herhangi bir sebeple yap seviyesi kontrol edilemiyorsa özellikle de yokuşlarda aracın yağ göstergesine bakılmalıdır. Yokuşlarda yağ göstergesinin ışığı yanıp sönüyorsa bu durumda motorda yağ azalmış demektir.
Motorun Yağ Yakması Ne Zaman Normal Karşılanmalıdır?
Bir araç ne kadar düzgün kullanılsa ve ne kadar bakımı yapılsa bile 500.000 km’den sonra artık araç motoru eskimeye başlar. Bu durumda artık aracın yağ yakması normal karşılanmalıdır.
Ancak özellikle de yeni üretilen araçlar 300.000 km’ye gelmeden yağ yakmaya başlamışlarsa bu durumda araçta bir arıza var demektir.
Aracın yaşı 20 ila 30 arasındaysa bu araçların da 100.000 km’den sonra yağ yakmaya başlamaları normaldir.
Motor Yağı Hangi Sıklıkla Değiştirilmelidir?
Aracın hangi sıklıkla yağının değişmesi gerektiği araçtan araca hatta modelden modele değişir. Ancak genel olarak aracın 1000 km’de 500 ila 1500 gr yağ tüketmesi normaldir. Ancak aracın yağ kullanımının sabit olması aracın sağlamlığına, aksi halde araçta bir arıza olduğuna işaret eder. Örnek olarak ilk 1000 km’de 500 gr yağ tüketen bir aracın sonraki 1000 km’de de 500 gr yağ tüketmesi beklenir. Eğer aracın yağ tüketimi sürekli değişiyorsa araçta bir arıza olabilir.
Yağı Azalan Araca Yağ Eklenmezse Ne Olur?
Yağın asıl görevinin pistonların daha rahat hareket etmesi olduğunu söylemiştik. Bu yüzden eğer aracın yağı azalırsa pistonlardaki sürtünme artar ve pistonlar zarar görebilir. Motorda maddi hasar oluşabilir.
Motor yağı hakkında az bilinen bir durum da motor yağının motorun soğumasına yaptığı katkıdır. Motor yağı motor sıcaklığının azalmasında % 25 ila 30 etkili olmaktadır.
Benzinli araçlarla dizel araçlar arasındaki en temel farklılıklar; yakıt masrafları ve bu motorların performansları arasındaki farklardır. Son yıllarda artan benzin fiyatlarına karşılık mazotun daha az maliyetli olması ve aynı miktarda mazot ile daha uzun mesafeler gidilmesi gibi sebeplerle dizel araçlara olan ilgi artmıştır. Bunun yanı sıra dizel araçların yakıt tasarruflarının sadece uzun mesafelerde belli olması ve performanslarının düşük olması gibi sebeplerle benzinli araçlara olan ilgi e azalmamıştır. Şimdi sırasıyla her bir motorun özelliklerine bakalım.
Dizel Motorun Üstünlükleri
Dizel motorlu araçların ekonomik oldukları doğrudur. Ancak şunu hemen belirtelim ki, bu araçların yaptıkları yakıt tasarrufları ancak yılda 25000 km ve üzeri mesafe kat edildiğinde belli olmaktadır. Eğer araç ile yılda 25000 km’nin altında yol alınıyorsa bu durumda dizel araçlar hissedilir bir yakıt tasarrufu sağlamazlar. Eğer yıl içerisinde 50000 km ve üstü yol alınırsa dizel araçlar tasarruftan ziyade artık kar sağlamaya başlarlar.
Şimdi de dizel araçların diğer üstünlüklerine bakalım:
Benzin ile eşit miktardaki mazot, daha fazla mesafe alınmasına olanak sağlar. Dizel motorlar çok daha az arıza çıkarırlar. Eğer dizel motorun bakımları düzenli olarak yapılır ve araç ta düzgün kullanılırsa benzinli araçlara göre çok daha az arıza çıkartırlar. Dizel motorlu araçlarda yangın riski daha düşüktür. Dizel motorlar üretilmiş en verimli motorlardır. Bilindiği gibi verim, giren enerjinin çıkan enerjiye oranıdır. Dizel motorlar aldıkları enerjiye göre en fazla enerji üreten motorlardır. Her aracın ikinci el pazarına sunulduğunda fiyatı düşer. Ancak dizel araçların fiyatları daha az düşer. Benzin Motorun Üstünlükleri
Şimdi de benzinli araçların üstün oldukları alanlara bakalım:
Benzinli araçların fiyatları, aynı segmentteki dizel araçlara göre yaklaşık 3000 TL ile 4000 TL daha ucuzdur. Benzinli motorların bakı masrafları daha ucuzdur. Benzinli araçların motorları çok daha sessiz bir şekilde çalışmaktadırlar. Son yıllardaki teknolojiler sayesinde dizel araçlar da gayet sessiz çalışmaktadırlar. Fakat özellikle de eski dizel motorlar oldukça gürültülü çalışırlar. Benzinli araçlar soğuk havalarda bile ısıtılmaya gerek duymadan çalıştırılabilirler. Ancak dizel motorların ısınması gerekmektedir. Eğer yılda 25000 km’nin altında yol kat ediyorsanız ve şehir içinde kullanıyorsanız benzinli araçlar size ekonomi sağlayacaktır.
Eğer motordan gelen ıslık benzeri sesler, rahatsız edici seviyede değilse, genellikle bu bir arıza işareti de sayılmaz. Özellikle de turbo aksamı bulunan araçlardan bu şekilde ıslık seslerinin gelmesi normaldir. Bu ıslık sesleri eğer aracın ilk kullanıldığı günden değil de sonradan ortaya çıkan seslerse bu durumda bir arıza olduğundan şüphelenilmelidir. Ayrıca sesin şiddeti de önemlidir. Eğer düşük seviyede bir ıslık sesi varsa muhtemelen bir arıza söz konusu değildir. Ancak yüksek ve rahatsız edici derecede bir ıslık sesi, muhtemel bir arızanın göstergesidir.
Şimdi de ıslık sesinin hangi arızaların göstergesi olabileceğine bakalım. Burada önemli olan nokta ıslık sesinin rölenatide mi yoksa yüksek devirlerdeyken mi geldiğidir. Eğer ıslık sesi araç rölantideyken geliyorsa ve araç harekete geçince kesiliyorsa muhtemelen motor aksamında bir arıza olmayıp, bilye bulunduran akşamlardan birinde (klima pompası, triger gergi bilyesi, şarj dinamosu bilyesi vs.) arıza vardır.
Eğer araç rölantideyken değil de yüksek devirlerdeyken ıslık sesi geliyorsa bu durumda turbo aksamında kaçak veya kopma olabilir. Böyle durumlarda bir an önce turbo aksamı uzman biri tarafından tamir edilmelidir. Aksi halde daha büyük sorunlar ortaya çıkabilmektedir.
Motordan Vuruntu Sesinin Gelmesi
Motordan gelen vuruntu sesleri birçok arızanın göstergesi olabilir. Bu yüzden motordan vuruntu sesi gelmesi durumunda derhal bir uzmanın aracı elden geçirmesi gerekmektedir. Ayrıca motordan gelen vuruntu seslerinin ne zaman geldiği de çok önemlidir. Motor kaçıncı vitesteyken, hangi ısınma derecesindeyken, hangi devir aralıklarındayken vs. birçok koşul göz önüne alınarak vuruntu sesi değerlendirilmelidir.
Bu kadar ayrıntılı bir soruna bizim burada söyleyebileceğimiz tek şey; muhtemelen motor aksamlarından birinin veya birkaçının gevşemiş olduğu ve bu yüzden her bir devirde bu akşamların vuruntu yaparak ses çıkardığıdır. Bu yüzden vuruntu sesleri ciddiye alınmalı ve en kısa zamanda bir uzmana gösterilmelidir.
Ayrıca araç çok düşük devirlerde kullanıldığında da motordan vuruntu sesinin gelmesi normaldir. Eğer araç düşük devirlerden normal devirlere çıktığında vuruntu kesiliyorsa muhtemelen bir arıza yoktur.
Motordan Gelen Uğultu Sesleri
Bazı fan aksamlarının ve klimanın uğultu sesi yapması normaldir. Eğer araç ilk alındığı günden beri değil de sonradan bir uğultu sesi meydana gelmişse, bu durumda volanlarda veya diferansiyelde bir arıza olması muhtemeldir. Uğultu şeklinde gelen sesler de dikkate alınmalıdır çünkü bu tarz seslerin hem kaynağının bulunması zordur hem de ilerde baş gösterecek bir arızaya işaret ediyor olmaları muhtemeldir.
Motordan Gelen Sürtünme Sesleri
Eğer aracın çalıştırıldığı ilk anlarda sürtünme sesleri geliyor ve kısa zamanda bu sesler kesiliyorsa muhtemelen bu bir arıza işaretinin göstergesi değildir. Ancak araç kullanıldığı süre boyunca sürekli sürtünme sesleri geliyorsa bu durumda motorda büyük bir arıza olması söz konusudur ve en iyi ihtimalle bir yağlanma sorunu vardır.
Özellikle de araç uzun süreler kullanılmadan beklemişse ve sonradan kullanılmaya başlanmışsa araç aksamlarının daha rahat çalışmasını sağlayan yağ kurumuş olabilir. Bu durumda araç mutlaka servise gösterilmelidir.
Son olarak burada yazıklarımızın tamamının birer tahmin olduğunu ve araca özel bir arıza çıkmış olabileceğini de belirtelim. Bu yüzden size tavsiyemiz, normalden farklı herhangi bir ses duyduğunuzda aracı hemen bir yetkili servise göstermenizdir.
Rot-balans ayarının bozuk olduğu; aracın yolda giderken fazla titremesinden veya aracın sağa sola çekmesinden anlaşılabilir. Araç sürücüsü kendisini güvende hissetmez. Uzmanlar her 5 bin ila 10000 km’de bir rot-balans ayarının kontrol edilmesi gerektiğini söylemektedirler. Eğer bir araç özellikle de çukurlu yollardan geçmişse rot-balans ayarının kontrol edilmesinde fayda vardır.
Şimdi de sırasıyla rot ve balans nasıl ayarlanır buna bakalım.
Rot Ayarı Nedir, Nasıl Yapılır?
Rot ayarının, tekerlekler arasındaki açının ve uzaklıkların birbirine eşit olması olduğunu söylemiştik. Bu durumda rot ayarı düzgün olan bir otomobilde tekerlekler arasında açı ve uzaklık farkı bulunmaz.
Eğer araçta rot ayarı bozukluğu varsa bu durumda araç yolda giderken sağa sola çekebilir ve hatta ileri derecede rot ayarı bozulmuş olan araçlar savrulabilirler de. Ayrıca rot ayarı bozuk olan araçların tekerlek dişlileri sıyrılır ve tekerlek çok daha çabuk eskir. Dönüş esnasında tekerleklerden ses gelmeye başlar. Direksiyonun doğrultusu ile tekerleklerin doğrultusu arasında fark bulunması da rot ayarının bozukluğunun sonucudur.
Rot ayarı yapılmadan önce araç rot ayarının yapılacağı istasyona yerleştirilir. İşi uzmanları tarafından her ihtimal düşünülerek araçtaki sıkıntının rot ayarından mı yoksa başka bir sebeple mi olduğu araştırılır. Rot ayarındaki bozukluk anlaşıldıktan sonra çeşitli sensörlerle araç tekerlekleri istasyonun yakınında rot ayarı programlarının bulunduğu bilgisayarlara bağlanır. Bu bilgisayarlar rot ayarının bozukluğunun derecesini bildirirler. Sonrasında ise rot ayarı yapılmaya başlanır ve her iki tekerlek te birbirine paralel olduğunda rot ayarı tamamlanmış demektir.
Balans Ayarı Nasıl Yapılır?
Balans kelimesi İngilizce’de denge anlamına gelir. Araçlardaki balans ayarı ise araç tekerleklerine eşit miktarda ağırlığın gitmesi demektir. Eğer araçta balans ayarı bozukluğu varsa bu durumda araç titremeye başlar. Özellikle de yüksek hızlara çıkıldığında bu titreme daha da belli olur. Bu titreme; eğer balans ayarı bozukluğu ön tekerleklerdeyse daha çok aracın ön kısmında, eğer balans ayarı bozukluğu arka tekerleklerdeyse daha çok aracın arka kısmında görülür.
Balans ayarının yapılması için öncelikle aracın bütün tekerlekleri sökülür ve balans ayarının yapılacağı yerlere bu tekerlekler yerleştirilir. Ardından mutlaka jantların ve lastik basıncının normal olup olmadığına bakılır. Eğer herhangi bir bozukluk varsa önce bu hasarlar giderilir. Ardından bu cihazlarda tekerlekler döndürülür. Tekerlekler dönerken cihazın bağlı bulunduğu bilgisayar balans ayarının bozukluğunun derecesini bildirir. Ustalar da tekerleklerin gerekli yerlerine uygun ağırlıklar koyarak balans ayarını tamamlarlar. Bu tür balans ayarına dinamik balans ayarı denir.
Herhangi bir durumda araç tekerleklerinin değiştirilmesi gerekebilmektedir. Bu yazımızda tekerleklerini değiştirmek isteye araç sahiplerinin dikkat etmeleri gerekenleri yazacağız.
Bir aracın gücü, hızı, ivmelenmesi vs. özellikleri her ne olursa olsun bütün bunları uygulayacak olan ve yer ile teması sağlayan kısımlar aracın tekerlekleridir. Bu yüzden eğer araca uygun tekerlek seçilmezse aracın performansı düşebilir veya başka istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir.
Fabrika Çıkışından Farklı Boyutlarda Lastik Seçimi Yapılabilir mi?
Öncelikle şunu belirtelim ki, araç üreticileri ürettikleri araca belirli boyutlarda lastik takılmasını önerirken, bu boyutları elbette rasgele belirlemezler. Birçok ar-ge çalışmasının bir sonucu olarak ortaya belirli boyutlar çıkartılır ve aracı satın alan kişilere de bu boyutlarda lastikler kullanmaları tavsiye edilir.
Önerilen lastik boyutlarından daha farklı boyda lastikler kullanmak aracın beklenmedik tepkiler vermesine neden olabilmektedir. Bu durumda aracın güvenliği tehlikeye düşebilir veya aracın performansı azalabilir.
Bunların yanı sıra eğer o araca uygun lastik takılmazsa bu durumda araç sigorta kapsamı dışında kalır ve herhangi bir denetleme sırasında araç sahibi ceza ödemek durumunda kalabilir.
Performans Lastikleri Aracın Performansını Arttırır mı?
Performans lastikleri adı verilen lastikler sadece belirli araçlar için üretilirler. Eğer performans lastiği kullanabilecek şekilde üretilmeyen araçlara performans lastiği takılırsa, herhangi bir performans artışı sağlanmaz. Bunun yanında performans lastiği takılması gereken araçlara da performans lastikleri takılmalıdır. Sonuç olarak yine az önceki konuda bahsettiğimiz gibi, hangi araca hangi lastik türü uygunsa o lastik tercih edilmelidir.
Kış Lastiklerini Kullanmak Gerekli midir?
Kış lastiklerinin üretimleri sırasında kullanılan kauçuk özel bir yapıdadır ve soğuk hava şartlarında lastiğin yere daha iyi tutunabilmesini sağlarlar. Bu özel kauçuk kar ve buz gibi zeminlerde araca daha iyi yol tutuşu sağlar. Elbette bu durum daha güvenli bir sürüş sağlamaktadır.
AB’de hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğünde kış lastiği takılması zorunludur.
Ancak kış lastiklerini 4 mevsim kullanmak doğru değildir. Çünkü kış lastiklerinin özel üretim olan kauçuğu sıcak havalara karşı çok dayanıksızdır ve hemen eriyebilir. Bu durumda aracın güvenliği tehlikeye düşebilir.
4 Tekerleğin Hepsi de Aynı mı Olmalıdır?
Aracın 4 tekerleğinin de aynı özelliklere sahip olması elbette aracın güvenliği için oldukça önemlidir. Aracın 4 tekerleğinin aynı olmadığı durumlarda araç savrulabilir de. Eğer sadece 2 tekerlek değiştirilecekse sadece ön tekerlekler ve sadece arka tekerlekler değiştirilmelidir.
Bu yazımızda sizler için küçük bazı durumlara dikkat ederek araç ömrünün nasıl uzatılabileceğine bakacağız.
Triger Kayışı Nedir, Neden Bu Kadar Önemlidir?
Triger kayışının görevi; krank mili ve eksantriğin birbiriyle daha uyumlu çalışmasını sağlamaktır. Triger kayışı; krank milinden aldığı dönme enerjisini eksantriğe aktarır. Triger kayışının neden bu kadar önemli olduğuna geldiğimizde ise; hem bu kadar karışık parçalar arasında enerji iletimi yapıyor olması, hem de koptuğu anda motor içerisindeki birçok parçanın zarar görüyor olmasıdır. Triger kayışının aniden kopması durumunda, motor subapları pistonlar sayesinde zedelenebilir, bükülebilir hatta kırılabilirler. bu durum motorun içerisinde maliyetli zararların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu yüzden triger kayışının zamanında değiştirilmesi çok önemlidir.
Her marka ve model araca göre değişmekle birlikte 60.000 ila 100.000 km arasında veya 4 yılda 1 değiştirilmesi gerekmektedir.
Triger kayışının kopmasından sonra motorun sesi değişir ve egzoz siyah duman atmaya başlar.
Aracı Yüksek Devirlerde Kullanılırsa Ne Olur?
Her marka araç üreticileri, üretilen araçlardan en iyi verim alınabilmesi için Ar-Ge çalışmalarına çok önem verirler. Bütün bu araştırmalar sonucunda ortaya çıkan araç için bir devir aralığı belirlenir ve aracı kullanacak kişilerin o devir aralığında araçları kullanmaları tavsiye edilir.
Ancak kimi zaman şoförler, aracı gereğinden fazla zorlamakta ve sürekli yüksek devirlerde kullanmaktadırlar. Gereğinden daha fazla devirde aracı kullanmak, aracın zorlanmasına, pistonların aşınmasına, aracın daha çabuk eskimesine, yakıtın bir kısmının yanmadan egzozdan atılmasına ve motorun çok ısınarak hararet yapmasına neden olabilir.
Bu yüzden en ideali motoru uygun devirlerde çalıştırarak araçtan mümkün olan en fazla faydayı sağlamaktır.
Hava Filtresi Ne İşe Yarar, Hangi Sıklıkla Değiştirilmelidir?
Hava fiterinin asıl görevi adından da anlaşılacağı gibi, motora giren havayı temizleyerek, motora tozsuz ve temiz havanın girmesini sağlamaktır. Hava filtresi eğer kirlenmişse bu durumda tam olarak görevini yerine getiremez ve motor içerisindeki yakıt kullanımı artar. Sonuç, yakıt sarfiyatıdır. Eğer hava filtresi düzenli olarak değiştirilirse motorun içerisine sürekli temiz hava gireceğinden dolayı benzin sarfiyatı oluşmaz ve aynı zamanda motordan daha fazla performans alınır.
Normal şartlarda 10.000 km’de 1 hava filtresinin değiştirilmesi gerekmektedir. Anck ortam şartları gereği araç tozlu yollarda kullanılmak zorundaysa bu durumda 5.000 km’de 1 hava filtresi değiştirilmelidir.
Motor Yağı Ne İşe Yarar? Motor Yağı Zamanında Değiştirilmezse Ne Olur?
Motor yağının asıl görevi, pistonların kayarak daha rahat bir şekilde hareet ettirilmesidir. U sayede pistonlar daha az sürtünmeye maruz kalır. Sürtünmenin azlamasıyla birlikte hem pistonlar zedelenmez (bu sayede motorun ömrü uzar) hem de sürtünmenin azalmasıyla motordan daha fazla performans alınabilir.
Eğer motorun yağı düzenli olarak değiştirilmezse, pistonlar sürtünmeye başlar ve hem zarar görürler hem de motordan alınan performans düşer. Bu yüzden yağ sızdırmaları, motorun yap yakması ve motorun daha çabuk eskimesi gibi istenmeyen birçok durum ortaya çıkabilir.
Yüksek Oktanlı Yakıt Kullanmak Fayda Sağlar mı?
Yüksek oktanlı benzin kullanmak ile kast ettiğimiz şey elbetteki piyasada bulunan en yüksek oktanlı yakıtlar değildir. Yüksek oktan ile kastettiğimiz durum, o aracın kullanabileceği en yükske oktanlı benzini kullanmaktır. Aksi halde motorun kullanabileceğinden daha fazla oktans seviyesindeki oktanlar motora zarar verir ve motoru eskitirler.
Ancak motorun kullanabileceği ve üreticilerin önerdiği en yüksek oktan seviyesinde yakıt kullanmanın faydalarını şöyle sıralayabiliriz:
Aracın performansında artış olur, Çevre daha az olumsuz etkilenir, Yakıt içerisindeki katkılar ile motor daha rahat çalışır ve motorun ömrü uzar. Kalitesi Yakıt Kullanmak Ne Tür Sonuçlara Yol Açar?
Kalitesiz yakıt kullanmak en başta motoru etkiler. Ayrıca sekmanlar da bu durumdan zarar görürler. Motorun harareti artar ve aracın çekiş gücünde azalma olur.
Bilindiği üzere frenler aracın güvenliği açısından en önemli akşamlardan birisidir. Bu yüzden frenlerin beklenmedik anlarda arıza çıkartmasını önlemek için sık aralıklarla fren bakımı yaptırmak gereklidir.
Fren Balataları Hangi Sıklıkla Değiştirilmelidir?
Açıkçası fren balatalarının değiştirilmesi için belirli bir zaman aralığı söz konusu değildir. Çünkü her aracın özellikleri, kullanıldığı yol şartları, sürücünün araç kullanma alışkanlıkları vb. etkenler farklı olduğundan dolayı fren balatalarının değiştirilmesi için genel bir zaman aralığı verilemez. Ancak yapılması gereken şey sıklıkla fren balatalarının kontrol ettirilmesidir. Çünkü işin ehli kimseler tarafından fren balatalarının belirli aralıklarla kontrol edilmesi durumunda herhangi bir arıza oluşmadan önce tespit edilerek oluşması önlenebilir.
Ayrıca fren balatalarını sürücüler kendileri kontrol ederlerse gözden bazı hatalar kaçabilir. Bu yüzden işin uzmanları tarafından kontrol yapılmalıdır.
Fren Hidroliği Hangi Zaman Aralığında Yenilenmelidir?
Fren hidroliğinin yenilenmesini araç üreticileri 2 ila 4 yıl arasında uygun görseler de işin uzmanları fren hidroliğinin her yıl yenilenmesi gerektiğini belirtmektedirler. Ayrıca fren hidroliği mutlaka işin ehli kimseler tarafından yapılmalıdır. Aksi halde fren aksamı zarar görebilir ve bu durum araç güvenliğini tehlikeye sokabilir.
Fren Mesafesinin Uzamasının Sebepleri Nelerdir?
Fren mesafesi çeşitli sebeplerle artabilir. Bu sebeplerden bazıları:
Lastik dişlerinin derinliğinin azalmış olmasıdır. Aşınmaya bağlı olarak artık tekerleklerin yol tutuşu azalmış olabilir. Bu yüzen fren mesafesi artar. Lastik havası da fren mesafesini etkileyen bir faktördür. Balataların eskimesi veya bitmesi durumunda da fren mesafesi uzar. Mevsime uygun seçilmeyen lastikler fren mesafesini uzatırlar. Fren ve debriyaja aynı anda basmak fren mesafesini kısaltırken, önce debriyaja sonra frene basmak fren mesafesini uzatacaktır.
Türkiye’nin ilk ve tek online araç sigorta broker’ı olan Koalay.com’un Genel Müdürü Meltem Yiğit, bir sigortacı olarak ikinci el bir araç satın almanın ipuçlarını veriyor.
Otomobil tutkunları için hiçbir şey, yeni alınan bir aracın direksiyonu üzerine elleri koymaktan daha heyecanlı olamaz… Eski olsa bile!
İster aile bütçesine uygun çok iyi ikinci el bir araç olsun isterse kalp atışlarını hızlandıran bir klasik, ikinci el otomobile hala talep oldukça yüksek. Ancak talebin yoğun olduğu ikinci el pazarında istenilen ikinci el araç bulmak o kadar da kolay değil, bazı püf noktaları var.
İkinci el araç satın alırken dikkat edilmesi gereken noktaları; 7 gün 24 saat araç sigorta poliçesi almak için pratik bir yol sunan Türkiye’nin en hızlı online acentesi Koalay.com’ un Genel Müdürü Meltem Yiğit ipuçlarıyla paylaşıyor.
Çalıntı araçlara dikkat!
“Kuşkusuz, en önemli şey aracın meşru olmasıdır” diyen Meltem Yiğit; “Zaman zaman, çalıntı araçlar pazara sürülebiliyor, dolayısıyla alıcılar almayı planladıkları aracı kontrol etmek zorundalar. Aracın çalıntı olup olmadığının kontrolü Emniyet Genel Müdürlüğü internet sitesi http://www.egm.gov.tr veya http://www.trafik.gov.tr”den kolayca yapılabiliyor” diyor.
Araçların geçmişini öğrenmek için sigorta verilerini kullanın!
Meltem Yiğit, sürprizlerden ve satın aldıktan sonra ortaya çıkacak giderlerden kaçınmak için, aracın görünüşünün iyi olmasının yanında teknik aksamının da eksiksiz ve arızasız olduğundan emin olmanın önemini vurguluyor.
Yiğit: “İkinci el araç satın alırken, araç sahibinin kimlik numarasıyla, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden gerekli kontrollerin yapılmasını öneriyorum. http://www.sbm.org.tr’de aracın hasar durumu, kaza raporu gibi belgelere hızlıca erişilebiliyor” dedi.
Paranın karşılığının alınması
“Türk tüketicileri, kendi ihtiyaçlarına ve bütçelerine göre ihtiyaç duydukları aracı seçme konusunda oldukça hassas ve dikkatlidir” diyor Meltem Yiğit; “İnternet sitelerinde veya araç pazarlarında inceleme yaparak hem marka karşılaştırması hem de teknik anlamda karşılaştırma yapmak için en iyi yoldur. İkinci el araç almadan önce marka fiyat ve teknik karşılaştırma yapmak uygun alternatiflerinn kolaylıkla bulunmasını sağlar. Ayrıca, belli bir modele karar verildiğinde, o aracın yeni bir modelinin çıkıp çıkmayacağını öğrenmek için güncel otomobil haberlerine bakmak da gereklidir. Yeni bir model fiyatta düşüş getirebilir” dedi.
Satınalma fiyatı mı sahip olma bedeli mi?
Yiğit’in bu konudaki en önemli uyarısı: “Vergi, sigorta, yakıt, vb. kullanım giderlerini tahmini olarak hesaplamak için bir çalışma yapmayı unutmayın.”
Satıcıya soru sorun
“Satıcı ile mutlaka biraraya gelin ve gelince de çok soru sormaktan korkmayın.”
Aracı ne zamandan beri kullanıyorlar? Onu neden satıyorlar? Önemli bir kaza var mı? Hiç hasarı oldu mu? Araç ne durumda? Motor nasıl çalışıyor? Son bakımı ne zaman yapıldı ve hangi parçalar bakıma alındı? Fiyat görüşmesi
Araçta bulduğunuz kusurların veya yapılması gereken işlerin bir listesini çıkarın ve bunun fiyata ne kadar ilave yapacağını hesaplayın. Aracın kontrolu
Yiğit, mümkünse bir mekanik uzmanıyla aracın kapsamlı bir şekilde kontrol edilmesini de önermektedir.
Bakılabilecek bazı noktalar şunlar:
* Aracı etraflı bir şekilde inceleyin ve en iyisi bağımsız bir mekanik uzmanı ya da araç servisi yoluyla test sürüşü sırasında aracı vinçle kaldırarak uygun bir şekilde kontrol edin. Bu, mekanik sorunlar ve önceki hasarları ortaya çıkararak sizin tasarruf yapmanızı sağlar. * Aracı gün ışığında kontrol edin; karoser çizikleri, delikler, paslanma ve diğer kusurları gizleyebilen karanlık ya da yağmurda asla bakmayın. * Paslanma ve kaynak izleri gibi aracın çarpmaya maruz kaldığını gösteren işaretler için, aracın altını, kaputu ve içteki halıyı kontrol edin. * Kaputu kaldırıp, motorun üstünde ve altında yağ sızıntısı işaretleri arayın. Yağ çubuğu kullanarak yağ miktarını kontrol edin. * Yağ doldurma kapağının etrafında beyaz kremsi bir sıvı olup olmadığını kontrol edin. Bu onarımı çok pahalı olabilen kapak contasının hasarlı olduğunun bir işaretidir. * Aşınmamış ve iyi durumda olduklarından emin olmak için lastiklere bakın. * Ön tekerleklerin her birinin önünde eğilin ve araca uzunlamasına bakın.
* Her iki ön tekerlek de arka tekerleklerin tam önünde olmalıdır. * Eğer değillerse, bu, aracın kazaya uğradığı ve hafif bozulmuş veya çarpılmış bir şasiye sahip olduğu anlamına gelebilir. * Gövde panelleri arasındaki boşlukların eşit olup olmadığına bakın eğer değiller ise, araç kusurlu bir şekilde onarılmıştır ya da bir kazaya maruz kalmıştır. * Aracı motor soğukken çalıştırın. Bu, çalışma güçlüğü ya da çok fazla duman gibi sorunların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. * Ayrıca, araç iyi görünse bile yolu iyi kavradığından ve iyi çalıştığından emin olunmalı.
Pandemi sebebiyle otomotiv sektöründe küresel ölçekte yaşanan sıkıntılara çip krizinin de eklenerek otomobil markalarının üretimini etkilediğini belirten Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Sekreteri Niyazi Berktaş, bu durumun ikinci el otomobil fiyatlarını artırabileceğini söyledi.
İkinci el otomobil fiyatlarının faizin yükselmesi, döviz kurunun dalgalı seyri ve pandemi sebebiyle yaşanan çip krizinin eksiyle tekrar yükselmesi bekleniyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan MASFED Genel Sekreteri Niyazi Berktaş, salgın sebebiyle fabrikalarını kapatan otomotiv fabrikalarının hızla üretime başlamasıyla stokta bulunan çiplerin tükendiğini, bu durumun da malzeme sıkıntısına yol açarak araç üretimini sekteye uğrattığını belirtti.
Dünya genelindeki otomobil üreticilerinin Mart ayı itibariyle önlem alarak üretime ara vermeye başladıklarını ifade eden Berktaş, “Tüm dünya genelinde yaşanan normalleşme sürecinde otomotiv fabrikalarının hızla üretime başlaması malzemelerde yaşanan stok sorununu da beraberinde getirdi. Yıl boyunca çip tedarik sorununun devam edebileceğini öngören otomotiv fabrikaları tekrar üretime ara vermek durumunda kalıyor. Sıfır araç üretiminde ve tedarikinde yaşanan bu aksaklıklar ikinci el otomobil fiyatlarına da yansıyacaktır.” şeklinde konuştu.
“Şu an ikinci el fiyatları stabil seyrediyor” Küresel ölçekte sıfır araç üretiminde yaşanan bu sıkıntıların yanı sıra bankaların uyguladığı yüksek faiz oranları ve dövizin dalgalı seyrinin ikinci el otomobil fiyatlarının yükselmesine sebep olabileceğini vurgulayan Berktaş, pandemi sebebiyle sıfır araçların üretiminde ve tedarik sürecinde yaşanan aksaklıkların ikinci el fiyatlarının yükselmesinde büyük rol oynadığını anımsattı.
Ancak faiz oranlarının düşmesi ve yılsonuna doğru sıfır araçların gelmesiyle fiyatlarda yüzde 15’e varan bir düşüş yaşanmaya başladığını anlatan Berktaş, “Şu an ikinci el fiyatları stabil seyrediyor. Fakat Nisan-Mayıs ayları itibarıyla yaşanabilecek tedarik sıkıntısı, döviz ve faiz oranlarının yüksek oluşu piyasaya yansıyacak, fiyatları da yükseltecektir. Bu durum henüz fiyatlara yansımadığı için araç alacak vatandaşlarımız süreci iyi değerlendirmeli; şimdi araç sahibi olmak için en uygun zamanları yaşıyoruz. Bunun yanı sıra yaz ayları geliyor, Ramazan ayı sonrasında sokağa çıkma kısıtlamalarının da gevşetilmesi bekleniyor. İnsanlar bayram tatiline, yazlığına, memleketine gitmek isteyecek. Virüsten korunmak için toplu taşıma araçları yerine özel araçların tercih edilmesi de ikinci ele talebi artıracaktır, bunun da fiyatlara yansıması olacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Koronavirüs salgını nedeniyle dünya genelinde birçok otomotiv üreticisi, üretime ara verdi. Bu durum sıfır ve ikinci el otomobil piyasasını da etkiledi, artan taleple ikinci el otomobiller zamlandı. Bir süre önce ise sıfır araçların piyasaya girmesiyle ivme tersine döndü, ikinci el piyasasında fiyatların düştüğü görüldü. Ancak bugünlerde havaların ısınma sürecine girmesi, dünyada otomotiv sektörünü vuran mikroçip tedarik sorunu nedeniyle sıfır araç üretiminin sekteye uğraması, ikinci el piyasasını hareketlendiriyor.
Firma sahibi Egemen Kurtçu (38), “Otomobilde hızlı bir döneme girdik. Piyasa oldukça canlandı. Dünyada sıfır araçtaki çip krizi de ikinci eli oldukça artıracak. Şu an tam doğru zaman. Bu ay ve mayısa doğru artış sürecek. Okulların kapanması da etkili olacak. Artacak olan fiyatlar öncesi tam doğru zaman. Yaza kadar yüzde 12 ila yüzde 20 oranında artış bekliyoruz. Çünkü dünya markaları çip krizinden sonra otomobil çıkaramayacaklarını açıkladı. Otomobilde ciddi bir yükseliş bekliyoruz” dedi.
İkinci el otomobil satan esnaf Semih Karlı (23), kış sezonu nedeniyle fiyatların düştüğünden bahsederek, “Yalnız havaların ısınmasıyla birlikte mayıs ve haziran gibi fiyatlar yükselecek. Ayrıca sıfır otomobilde çip sorunu da var. Üretim yapılamadığı için ikinci ele yansıyacak, fiyatlar yükselecek. Yaz dönemi gelince fiyatlar 10 -15 bin lira artacaktır. Şimdi araç almak isteyenler için tam zamanı” dedi.
Sürecin iptali için dava açıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), geçtiğimiz ay başlattığı “akaryakıtta tavan fiyat” uygulamasını sürdürmeye devam ediyor. Şu sıralarda dövizin de yükselmesi ile birlikte yükseliş ivmesi gösteren yakıt fiyatlarında eşel mobil sistemi de uygulanıyor. Fakat Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası’nın (EPGİS) yeni açıklamasına göre tavan fiyatlarda bir değişim yaşandı.
Şehir Benzin (TL/lt) Motorin (TL/lt) Ankara 7,15 TL 6,51 TL Bursa 7,11 TL 6,47 TL İstanbul (Anadolu) 7,09 TL 6,45 TL İstanbul (Avrupa) 7,07 TL 6,43 TL İzmir 7,16 TL 6,52 TL
Verilere göre tavan fiyat uygulamasında bazı illerimizde daha önce açıklanan rakamlara göre 2-3 kuruşluk zamlar gözleniyor. Fakat EPGİS’in gönderdiği tweet’in altında bayii sahiplerinin isyan ettiğini de görebiliyor. Bildiğiniz üzere EPGİS de bu uygulamanın iptali için mahkemeye başvurmuştu. Şimdilik bu başvurudan çıkacak kararın ne olacağı bilinmiyor.
Otomotiv Distribütörleri Derneği’nden 2020 yılı Türkiye otomotiv pazarı hakkında bir açıklama geldi.
Otomotiv Distribütörleri Derneği’nden (ODD) yapılan açıklamada, “Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 61,3 büyüyerek 772 bin 788 seviyesinde gerçekleşti” denildi.
Otomobil satışları yüzde 57,6, hafif ticari satışları yüzde 77,2 arttı Sadece otomobile bakıldığında satışlar, 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 57,6 artarak 610 bin 109 oldu. Hafif ticari araç pazarı da yüzde 77,2 büyümeyle 162 bin 679 adede ulaştı.
Aralık ayı özelinde bakıldığında ise otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 15,2, otomobil pazarı yüzde 14 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 19,8 büyüdü.
Toplam pazardaki artış, Aralık 2019 ila Aralık 2020 kıyaslandığında yüzde 15,2 olarak belirlendi.
Diğer yandan, otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık aralık ayı ortalama satışlarına göre yüzde 17,9 azaldı.
Pazarın 87,6’sını vergi oranları düşük olan araçlar oluşturdu Otomobil pazarı segmentlere göre bakıldığında, pazarın yüzde 87,6’sını vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu.
Giulia GTA piste iniyor
C segmenti otomobiller 384 bin 457 adetle yüzde 63, B segmenti otomobiller de 146 bin 821 adetle yüzde 24,1 pay aldı.
En çok tercih edilen gövde tipi sedan Otomobil pazarı gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi yüzde 44 payla yine sedan otomobiller oldu.
Sedan otomobilleri, yüzde 29,8 payla SUV ve yüzde 23,2 payla hatchback otomobiller takip etti.
Otomobil pazarı motor hacmine göre; geçen yıl 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 57,5 artarak yüzde 94,3 paya ulaşırken, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 21,1 artarak yüzde 1,7 pay ve 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 5,7 artarak yüzde 0,2 pay aldı.
Hafif ticari araç pazarında ise gövde tipine göre değerlendirildiğinde, van gövde tipi yüzde 76,9 pay ve 125 bin 38 adetle en çok tercih edilen gövde tipi oldu. Kamyonet gövde tipi yüzde 11,5 pay ve 18 bin 708 adetle ikinci ve pick-up gövde tipi de yüzde 6,7 pay ve 10 bin 972 adetle üçüncü sırada yer aldı. ALANYA GARAGE CAR BLOG
TOGG, ‘Yeniliğe Yolculuk’ hedefinin çekirdeği olan Gemlik Tesisi’nde hız kesmeden devam eden çalışmalarının takip edilebilmesi için 7/24 kesintisiz bir biçimde sürecek canlı yayın başlattı
TOGG Gemlik’ten 7/24 canlı yayına başladı TOGG, ‘Yeniliğe Yolculuk’ hedefinin çekirdeği olan Gemlik Tesisi’nde hız kesmeden devam eden çalışmalarının takip edilebilmesi için 7/24 kesintisiz bir biçimde sürecek canlı yayın başlattı.
TOGG, Gemlik Tesisi’nde son hızla devam eden inşaat çalışmalarını canlı yayınla tüm dünyaya açtı. Üst yapı çalışmaları süren Gemlik Tesisi’ndeki tüm gelişmeler, togg.com.tr sitesindeki TOGG TV sekmesinden anlık olarak takip edilebilecek.
TOGG Gemlik arıtma, montaj, enerji, boya, gövde, giriş ve batarya birimlerinin temel güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Boya, gövde, montaj ve enerji birimlerinde soket altı kaide ve kolon betonları dökülmeye başlanan Gemlik Tesisi’ndeki şantiyede 900 kişi görev yapıyor. Şantiyedeki çalışan sayısının ilerleyen dönemde 1500’e kadar çıkması bekleniyor.
TOGG Gemlik Tesisi’nde üretim ve montaj hatlarının kurulması ile 2022 yılının son çeyreğinde ilk seri otomobilin battan indirilmesi hedefleniyor. Gemlik Tesisi’nde üretim kapasitesi yıllık 175 bin adede ulaştığında toplam 4 bin 300 kişiye istihdam sağlanacak.
TOGG GEMLİK TESİSİ’NDE 9 NİSAN İTİBARIYLA DURUM
Boya Binası:
Temel altı su yalıtım işleri tamamlandı. Temel demir imalatlarının %85’i tamamlandı Temel beton işlerinin %70‘i tamamlandı. Kolon imalatları başladı. Gövde Üretim Binası:
Wipelot öğrencilere yapay zeka ve gerçek zamanlı izleme teknolojilerini anlattı Temel altı su yalıtım işlerinin %85‘i tamamlandı. Temel demir imalatlarının %50‘si tamamlandı. Temel beton işlerinin %30‘u tamamlandı. Soket imalatları başladı.
Montaj Binası:
Temel altı su yalıtım işlerinin %70‘i tamamlandı. Temel demir imalatlarının %35‘i tamamlandı. Temel beton işlerinin %16‘sı tamamlandı.
Enerji Binası:
Temel altı su yalıtım işleri %100 tamamlandı. Temel demir imalatları %100 tamamlandı. Temel beton işleri %100 tamamlandı. Kolon imalatları başladı.
RAKAMLARLA TOGG GEMLİK TESİSİ
TOGG Gemlik Tesisi’nin üst yapı çalışmaları Yapı Merkezi tarafından Ocak 2021’de başlatıldı. Tesis 1,2 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilecek ve tam kapasiteye ulaştığında 230 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 2022 yılının son çeyreğinde ilk seri otomobil banttan inecek. 175 bin/yıl kapasiteye ulaşıldığında 4 bin 300 kişi istihdam edilecek. Üretim başlangıcında yerlilik yüzde 51 oranında olacak. 2025 yılında yerlilik oranı yüzde 68’e kadar ulaşacak. 2030 yılına kadar ortak platformda elektrikli ve bağlantılı 5 farklı model üretilecek.
Toyota, hidrojeni kullanarak elektrik üreten dünyanın ilk yakıt hücreli mobil kliniğinin testlerine 2021 yaz aylarından başlanacağını açıkladı.
Dünyanın ilk yakıt hücreli mobil kliniği Toyota’dan Toyota, hidrojeni kullanarak elektrik üreten dünyanın ilk yakıt hücreli mobil kliniğinin testlerine 2021 yaz aylarından başlanacağını açıkladı.
“Mobilite Şirket” olma felsefesinin bu yeni ürünü yakıt hücreli araç için Japon Kızıl Haç Kumamoto Hastanesi ile anlaşma imzalandı. Normal zamanlarda ve afet durumlarında kullanılmak üzere tasarlanacak mobil klinik modeli, küresel ısınmanın önlenmesine yardımcı olmak için CO2 emisyonlarının azaltılmasına da katkıda bulunacak.
Son yıllarda tayfunlar, sel baskınları ve diğer doğal felaketlerin oranında artış gözlenirken, elektrik sıkıntısının yaşanmasına yol açan bu tür doğa olayları aynı zamanda afetlerden etkilenen bölgelerde tıbbi hizmet ihtiyacını da artırıyor.
Bu öngörüden yola çıkan Toyota, Japon Kızıl Haç Kumamoto Hastanesi ile 2000 yılının yaz ayından bu yana yaptığı çalışmaların sonucu olarak normal zamanda sağlık hizmeti verecek mobil klinik, afet durumunda tıbbi hizmetin yanı sıra elektrik de üretebilecek.
Dünyanın ilk yakıt hücreli mobil kliniği Toyota’dan Toyota, hidrojeni kullanarak elektrik üreten dünyanın ilk yakıt hücreli mobil kliniğinin testlerine 2021 yaz aylarından başlanacağını açıkladı. 10 Nisan 2021, Cumartesi, 13:42 -Haberler
“Mobilite Şirket” olma felsefesinin bu yeni ürünü yakıt hücreli araç için Japon Kızıl Haç Kumamoto Hastanesi ile anlaşma imzalandı. Normal zamanlarda ve afet durumlarında kullanılmak üzere tasarlanacak mobil klinik modeli, küresel ısınmanın önlenmesine yardımcı olmak için CO2 emisyonlarının azaltılmasına da katkıda bulunacak.
Son yıllarda tayfunlar, sel baskınları ve diğer doğal felaketlerin oranında artış gözlenirken, elektrik sıkıntısının yaşanmasına yol açan bu tür doğa olayları aynı zamanda afetlerden etkilenen bölgelerde tıbbi hizmet ihtiyacını da artırıyor.
Bu öngörüden yola çıkan Toyota, Japon Kızıl Haç Kumamoto Hastanesi ile 2000 yılının yaz ayından bu yana yaptığı çalışmaların sonucu olarak normal zamanda sağlık hizmeti verecek mobil klinik, afet durumunda tıbbi hizmetin yanı sıra elektrik de üretebilecek.
FIA Formula E güvenlik aracı MINI ELECTRIC Pacesetter oldu Toyota Coaster minibüs üzerine geliştirilecek klinik, güç kaynağı olarak Toyota Mirai’de yer alan hidrojen yakıt hücresi sistemini kullanacak. Klinik, seyir esnasında herhangi bir CO2 emisyonu veya endişe verecek herhangi partikül salımı olmadan tamamen çevreci, sessiz bir şekilde ilerleyen bir araç olacak. Mobil klinik 210 kilometre civarında bir menzile ulaşabilecek.
Aracın sadece içerisinde değil dışındaki çoklu güç çıkışları, bir dizi elektrikli ürüne elektrik sağlayacak. Aracın içerisinde klima ve HEPA filtre ile kombine edilen havalandırma sistemi ise çalışırken de enfeksiyon kontrolünün daha iyi olmasını sağlayacak.
Toyota ve Japon Kızıl Haç Kumamoto Hastanesi, yakıt hücreli mobil kliniğin geleneksel mobil kliniklerde olmayan özellikleriyle fark yaratacağına inanıyor. Çevreci olmasının yanı sıra acil durumlarda güç kesintisi yaşanmamasıyla insanların stresinin azalmasını sağlayacak yakıt hücreli mobil klinik geniş bir kullanım alanı da sunuyor. Kan bağış otobüslerine, medikal araçlara elektrik sağlayabilecek mobil klinik aynı zamanda mobil bir PCR test aracı da olabilecek. ALANYA GARAGE CAR BLOG
Kış ayları otomobiller için zor geçerken aynı zamanda bu yıpratıcı süreç bahar bakımlarını gözden geçirmek için doğru bir fırsat yaratır. Aracın tüm ihtiyaçlarını dikkate alarak hazırlayacağınız bir bahar bakımı listesiyle, kış aylarından sonra uzun bir süre aracınızı huzur içinde kullanmanız mümkün olacaktır.
Kış lastiklerinizi değiştirip yeniden normal lastiğe geçeceğiniz vakit, eski lastiklerinizin ne kadar yıprandığını dikkatle incelemenizi tavsiye ederiz, zira hazır fırsatınız varken lastik fiyatları üzerinde bir inceleme yaparak, yaz aylarında da güvenle araç kullanmak için eskimiş lastiklerinizi değiştirmek akıllıca bir karar olabilir.
Öte yandan, aracınız için bakım ve lastik değişimi için tamircilerin yolunu tutmuşken ihtiyacınız ola oto aksesuar modellerini de edinmeniz işinize yarayabilir. Geri görüş kameraları, çeşitli ışıklandırma seçenekleri, koltuk kılıfları vs gibi sayısız aksesuar, aracınızı bu yıl daha konforlu kullanmanızın önünü açacaktır.
Ancak elbette en önemli konulardan biri aküdür. Eskimiş, yıpranmış bir akü sizi her zaman yolda bırakma potansiyeli taşır. Akü fiyatları arasında bir inceleme yaparak aracınıza yeni bir akü almanızı şiddetle tavsiye ederiz. Peki doğru aküyü nasıl seçeceksiniz? Bu noktada akü değerleri konusunda bilgi sahibi olmalısınız.
–Marş Basma Gücü (CCA): Akünün tek seferde çekebildiği maksimum akım değeridir. CCA ise arabanızın çok soğuk havalarda yüksek performans gösterebilmesini sağlar.
–Kapasite (Ah/Amper): Akünün verebildiği elektrik akımının ölçü birimidir. Amper Saat (Amp-Hr, AH) birimi ise akünün ne kadar elektrik depolayabildiğini gösterir. Örneğin, 5 amper gücündeki bir akünün 12 saat boyunca sorunsuz enerji akışı sağlayabilmesi için 5 x 12 = 60 AH gücünde olması gerekir. Böyle bir akü ise piyasada genel olarak, 60 amper akü olarak isimlendirilir. Bunun yanında, istediğiniz markayı da belirleyerek, satın alımınızı tamamlayabilirsiniz.
–Voltajı: Akünün kutupları arasındaki potansiyel farka denir. Birimi Volt (V) olarak tanımlanır.
Aküler, kurşun asit, nikel kadmiyum, nikel demir gibi yapısında kullanılan metal cinslerine göre isimlendirilip çeşitlendirilirler. Günümüzde en sık kullanılan akü tipi ise kurşun-asit akümülatörleridir. Bu aküler ise temel olarak kuru ve sulu aküler olarak ikiye ayrılır.
Sulu akülerin en fazla kullanılan çeşitleri starter veya SLI olarak isimlendirilen klasik yapıdaki oto aküleridir. Oto aküleri de kendi içinde tam kapalı veya buşonları açılabilen aküler olarak ikiye ayrılır. Ancak her ikisi de klasik tipte kurşun asit akülerdir. Kapalı akülerin ise buşonları açılamaz. Bu akülere sıvı eklenmesi mümkün olmaz.
Öte yandan, kuru akülerin, yani VRLA akülerin iç yapıları ve teknolojileri farklıdır. VRLA tanımının Türkçe karşılığı sübap ayarlı kurşun asit akü olarak açıklanabilir.
Hangi akü seçilmeli?
Aracınıza akü seçerken, üreticinizin tavsiyelerine uymanızı tavsiye ederiz. Aynı zamanda araca ekleyeceğiniz ek donanımlara göre, servisteki uzmanların tavsiyeleriyle de akü seçimi yapabilirsiniz. Aracınıza içecek soğutucusu, kamera, park ve alarm sistemleri, internet erişimi ve multimedya sistemleri eklemiş olabilirsiniz. Bunların hepsinin elektrik ihtiyacı yaratacağını da hesap etmelisiniz. Böyle bir durumda, üreticinin tavsiye ettiği akü değerleri ihtiyaçlarınızı karşılamayacaktır.
Otomobile yanlış akü takılması ise, farklı riskler doğurabilir.
Akünün kapasitesi, araç elektrik tüketimine yeterli gelmez ise akünün hızlı deşarj olmasına neden olabilir, bu da ömrünü kısaltacaktır. Aynı zamanda, aracınıza yeterli enerji ulaştırılamaması gibi sorunlar da yaşanabilir.
Eğer akünün kapasitesi, aracın ihtiyacından çok fazla olursa ve aracın elektrik kablo sisteminde kullanılan kablolar ince kalırsa, yüksek enerji yüklemesine maruz kalan kablolar çok ısınabilir ve bu da araçta yangın çıkmasına kadar giden risklerin kapısını açar. ALANYA GARAGE CAR BLOG
Otomobil fotoğrafları ve videoları çekip yayınlamak konusunda meraklı birisiyseniz, sosyal medyadaki allı pullu otomobil fotoğraflarını özenerek takip ediyorsanız, sosyal medyayı yakacak, alev alev otomobil fotoğrafları çekebilmek için bilmeniz gereken küçük ipuçlarını anlatıyoruz.
1 – Işık her şeydir
Otomobiliniz dünyanın en etkileyici otomobili olabilir, tertemiz olabilir, harika bir mekanda fotoğraf çekiyor olabilirsiniz, arka plan eşsiz olabilir… Ama fotoğrafta yeterince ışık yoksa, görüntüler kimseyi etkilemeyecektir. Karanlık, zor seçilen, ne olduğu anlaşılmayan görüntüler elde edeceksiniz. O yüzden fotoğraf çekiminiz için her detayı planlarken, ışığı da mutlaka hesaba katmalısınız. Eğer güneş ışığı yeterince güçlü değilse, profesyonel kalitede aydınlatma ekipmanları bulmanız gerekebilir.
2 – Kameranız yeterince güçlü mü?
10 yıl önceki fotoğraf makinesi standartlarında 1-2 MP çözünürlüğe sahip kameralarla çekilen fotoğraflara bugün baktığınızda ne kadar bulanık ve düşük kalitede görüntüler olduklarını fark ediyorsunuzdur. Güzel bir fotoğraf için güçlü bir kameraya da ihtiyacınız olacak. Bugünün akıllı telefonları bu konuda çok ileri imkanlar sunuyorlar. Bir iPhone 11 Pro doğru ellerde profesyonel bir kamera gibi çalışabilir. Veya son modelleriyle Apple telefonları ile yarışan Huawei ya da Xiomi telefonlarını da tercih edebilirsiniz.
3 – Pasta cila aracınızı parlatır
Işık çok önemli demiştik… O ışığın aracınızın üzerinde parlaması, aracın boyasının ve detaylarının en şık şekilde fotoğrafa göze çarpması için çekimden önce araca detaylı bir pasta cila atmanız da büyük fayda sağlayacaktır. Sadece yıkatmak veya temizletmek yerine, biraz daha vakit ve bütçe ayırarak pasta cilayı da yaptırırsanız, fotoğraflarınız otomobil fotoğrafçılığının ölümsüz eserleri arasına girmek konusunda daha fazla şans kazanır.
4 – Sahnenizi seçin
İyi bir fotoğraf sadece fotoğrafını çektiğiniz nesneden oluşmaz. O nesnenin çevresi, yani sahneniz de çok önemlidir. Dünyanın en güzel otomobilini de çekiyor olsanız, fotoğrafın arka planında çöp bidonları veya düzensiz, özensiz apartman duvarları gibi çirkin detaylar yer alıyorsa, fotoğraflarınızın etkileyiciliği çok da yüksek olmaz. Çekimleriniz için etkileyici mekanlar, yani güzel bir sahne bulmalısınız.
5 – Videolarda drone etkisi
Eğer video çekimi yapacaksınız, sadece el kamerası değil, drone ile hava görüntüleri de elde etmeye çalışın çünkü insanlar kendi gözleriyle asla ulaşamayacakları havadan görüntülere dikkat kesilmeye, bu görüntülerden etkilenmeye daha da meyillidir. Üstelik, yol videolarında, hareket eden araç videolarında, havadan görüntü almak gerçekten de beğeni toplayan, yakışan bir yöntemdir. ALANYA GARAGE CAR BLOG